Pulse Oksimetre Nedir? Neyi Ölçer?
Basit bir mandalı andıran nabız oksimetresi, parmağa takılan küçük bir cihazdır. invazif olmayan (vücuda giriş gerektirmeyen) bir yöntemle iki temel hayati değeri ölçer: nabız hızı ve oksijen satürasyonu. Vücudumuz oksijenle çalışır. Aldığımız nefes, akciğerlerden kana karışır. Bu oksijeni kanımızda taşıyan şey ise kırmızı kan hücreleridir. Bu hücrelerin içinde bulunan ve oksijeni tutup organlara götüren maddeye hemoglobin denir. Bunu şöyle düşünebiliriz: Hemoglobin, “kamyon” gibi çalışır. Oksijeni yükler ve beyne, kalbe, kaslara taşır. Pulse oksimetre bu kamyonların dolu mu boş mu olduğuna bakar. Cihaz, parmağa yerleştirildiğinde bir taraftan kırmızı ve kızılötesi ışık yayar, diğer taraftaki sensör ise bu ışığın kan tarafından ne kadar emildiğini algılar. Oksijenlenmiş ve oksijensiz kanın ışığı emme oranları farklı olduğu için, cihaz hızla bir matematiksel hesaplama yaparak satürasyon değerini yüzde olarak ekrana yansıtır. Sağlıklı bireylerde bu değer genellikle %95 ile %100 arasında olmalıdır. %90’ın altındaki değerler düşük oksijen seviyesine (hipoksemi) işaret edebilir. Ekrandaki o sayı sadece rakam değildir.
O sayı, akciğerlerin işini yapıp yapamadığını, kalbin vücuda yeterince destek verip vermediğini haber verir. Özellikle kronik bir rahatsızlığınız varsa veya kendinizi halsiz hissediyorsanız, bu basit cihaz sayesinde hastaneye gitme ihtiyacını veya riskli durumu erkenden belirleyebilirsiniz.
Unutmayın, nabız oksimetresi tek başına bir teşhis aracı olmasa da vücudunuzun en kritik sinyalini size anında gösteren bu küçük cihaz, acil bir durumda erken harekete geçmenizin anahtarı olabilir. Siz de evinizde bu cihaz için bir yer ayırmayı düşündünüz mü?
