Bizim Deniz (Mare Nostrum) Nedir?

İtalya, tıpkı Almanya gibi savaş öncesinde Avrupa’da oldukça agresif politikalar izleyen devletlerin başında yer alıyordu. İkinci Dünya Savaşı’nı ortaya çıkaran nedenler Birinci Dünya Savaşı’nın da sonuçlarını oluşturmaktaydı. İtalya, bu dönemde Benito Mussolini önderliğinde farklı bir yapılanma içine girdi ve ülkede Faşizm hızla yayılmaya başladı. Özellikle Kara Gömlekliler adı verilen bazı örgütler, halk arasında faşizmin ideoloji olarak aşırı benimsendiğini de gösteriyordu. Öte yandan Benito Mussolini, İtalyanları çeşitli hedeflerle ve vaadlerle oyalamayı başarmıştı. İşte bu hedeflerden biri de Latince Bizim Deniz anlamına gelen Mare Nostrum’du. Peki Mare Nostrum neydi? Neden Mussolini bu hedefi koymuştu?

Daha önceki yazılarımızda Çağdaş Türk ve Dünya tarihinde meydana gelen önemli siyasi, askeri, kültürel ve sosyal gelişmelerden söz etmiştirk. Bu yazımızda ise kısaca Benito Mussolini’nin Mare Nostrum adındaki politikasından, bu politikanın amaçlarından, başarılı olup olmadığından söz edeceğiz.

Mare Nostrum Nedir? 

Mare Nostrum, Benito Mussolini tarafından İtalya için belirlenen bir Akdeniz politikasının adıdır. Buna göre Akdeniz, tıpkı geçmişte Romalıların olduğu gibi İtalyanların olacaktı. Akdeniz’i bir İtalyan Gölü haline getirmeyi amaçlayan Bizim Deniz politikası da kısaca bu amaç doğrultusundadır.

Yukarıdaki haritada milattan sonra 2. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun sınırları gösterilmektedir. Bu haritada da görüldüğü üzere Akdeniz, eskiden Romalıların bir gölüydü ve uzunca bir müddet Romalıların gölü olarak kaldı.

Daha sonra Benito Mussolini, devamı oldukları Roma İmparatorluğu’nun bu başarısını kendilerine mal olunan bir hedefe dönüştürmek istedi ve bu çerçevede Latince ”bizim deniz” anlamına gelen Mare Nostrum politikasını hayata geçirdi. Bu nedenle Fransa ile ilişkileri bozulmuşsa da İtalya, bu hedefinde kısa vadede ısrarcıydı. İlk safhada Yunanistan’ın bazı adalarını işgal eden İtalya, Arnavutluk’u da nüfuzu altına almayı başardı fakat II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle kıta Avrupasında topyekün bir mücadele başlamış, İtalya da kendi hedeflerinin dışında Almanya’nın istekleri doğrultusunda savaşmıştır.

Bu politika Türk Tarihinde (Osmanlı Devleti) Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz’i bir Türk gölü haline getirme amacıyla oldukça yakınlık gösteriyordu. Kırım’ın 1475 yılında fethedilmesiyle Karadeniz, tamamen Türk gölü haline gelmiştir. Yine aynı zamanda Fas’ın 1578 yılında Osmanlı Devleti tarafından himaye altına alınmasıyla Akdeniz de büyük ölçüde Türk Gölü haline gelmişti.

Yukardaki haritada da görüldüğü üzere Osmanlı Devleti, Avrupa içlerine kadar ilerleyemese de güneyde Afrika kıyılarını topraklarına katarak ve Fas’ı da himaye altına alarak Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmişti.

Öte yandan Can Yücel’in de aynı isimde bir şiiri bulunmaktadır:

En uzun koşuysa elbet Türkiyede de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: