II. Dünya Savaşı Öncesi İtalya

İkinci Dünya Savaşı öncesi İtalya’da yaşanan gelişmeler, Almanya’da yaşanan gelişmelerle oldukça benzer özellikler göstermektedir. İkinci Dünya Savaşı’nı Japonya ve Almanya ile kaybeden ülkeler arasında yer alan İtalya, savaşın öncesinde pek çok açıdan krizde olan bir ülkeydi. İtalya’nın Avrupadaki konumu ele alındığında oldukça önemli bir ülke olması nedeniyle hem Almanya hem de İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin ilişkilerinde hassas olduğu bir ülkeydi. 

İtalya, siyasi birliğini Almanya ile geç tamamlamış iki Avrupa ülkesinden biriydi. 1870 yılında siyasi birliğini tamamlayan İtalya’yı 1871 yılında siyasi birliğini tamamlayan Almanya takip etti. Bu, iki ülkenin de sömürgecilik yarışında geç kaldığı anlamına geliyordu. Zira, Avrupa’nın diğer devletleri, sömürgecilikte hem Almanya’ya hem de İtalya’ya ciddi bir fark atmışlardı. 

İtalya da bu dezavantajını türlü yollardan telafi etme yoluna girmiş ve ilk iş olarak Kuzey Afrika topraklarını işgal etmeye kalkmıştı. O zamanlar bir Osmanlı toprağı olan Tunus’u işgal eden İtalyanlar, Uşi Antlaşması çerçevesinde, geçici bir süreliğine aldıkları 12 adayı da Osmanlı’ya vermemek suretiyle ele geçirmişlerdi. 

İtalya’nın sömürge imparatorluğunu gösteren bir harita

I. Dünya Savaşında ilk başta İttifak Devletleri arasında yer alan ve daha sonra taraf değiştirerek İtilaf Devletleri safına geçen İtalya, her ne kadar savaşı kazanan devlet olsa da bu savaştan istediklerini elde edememiştir. 1918 yılında sona eren savaş ayrıca ülkede büyük bir ekonomik, siyasi ve sosyal buhranlara neden olmuş ve ülkede ciddi bir biçimde milliyetçilik akımı güç kazanmıştır. 

İtalya’da milliyetçi görüşüm halk tabanında güç kazanması, koyu bir milliyetçili hatta ırkçı olan Benito Mussolini’yi 1922 yılında iktidara taşımıştır. İtalya’nın kaderini belirleyen en önemli gelişme de bu yıldan sonra başlamış, ülkedeki kaos günden güne tırmanmıştır. 

Benito Mussolini, iktidara geldikten sonra kendisine muhalif olan tüm kurumları lağvetmiş ve ülke içerisinde yaşayan çeşitli bölgelerdeki ulusları “İtalyanlaştırma” faaliyeti çerçevesinde asimile etme yoluna gitmiştir. Bu yönüyle Mussolini, kendisinden yaklaşık 10 sene sonra Almanya’da iktidara gelecek olan Hitler’e de bir rol-model olmuştur. 

Kara Gömlekliler Örgütü 

İtalya’da 1. Dünya Savaşı’nın sonunda, Benito Mussolini’nin iktidara gelmesinden sonra Mart 1923’de kurulan paramiliter ve yarı askeri bir faşist örgüt olan Kara Gömlekliler, dönemin aydınları ve toprak sahipleri tarafından da destek görmüştür. 

Bu dönemde yaşanan çeşitli gelişmeler ve siyasi, askeri, sosyal ve kültürel olayları şu şekilde sıralamak mümkündür:

Bu dönemde İtalya, kuzey komşusu olan Yugoslavya üzerinde baskı kurarak serbest şehir statüsünde olan Fiume’yi ilhak etmiştir. 

Yine ayrıca bu dönemde Yunanistan’ın Korfu Adası işgal edilmiş ve Arnavutluk nüfuz altına alınmıştır. 

Öte yandan İtalya, siyasi birliğini geç tamamlamasının vermiş olduğu dezavantajı ortadan kaldırmak ve gelişmekte olan sanayisine ham madde temin etmek, ekonomik buhranın etkilerini azaltmak amacıyla Habeşistan’ı işgal etmiştir. İtalya’nın bu cüretkar hamlesinde Japonya ve Almanya’nın kendi bölgelerinde göstermiş olduğu agresif tutumların etkisi büyük olmuştur. 

Ayrıca bu dönemde İtalya, Benito Mussolini önderliğinde milli bir hedef belirlemiştir. Bu hedef,  Rumlar’ın Megalo İdea fikrine benzeyen “Roma’yı Yeniden Ayağa Kaldırma” düşüncesidir. Mussolini, bu hedef doğrultusunda Latince bizim deniz anlamına gelen Mare Nostrum politikasını benimsemiş ve Akdeniz’i bir İtalyan gölü haline getirmeyi amaçlamıştır. İtalya daha sonra somut adımlar atarak şu paktlara dahil olmuştur. 

Anti Komintern Pakt (1937) 

İlk başta Almanya ve Japonya arasında imzalanan Anti Komintern Pakt’a daha sonra Hitler’in baskısı sonucunda Roma’a düzenlenen bir anlaşmayla katılan İtalya, böylece ideolojik olarak da komünizme karşı cephe almış, Almanya ve Japonya’yı desteklemiştir. 

Çelik Pakt (1939) 

Anti Komintern Pakt’tan 2 sene sonra 1939 yılında Almanya ile karşılıklı dostluk ve işbirliği içinde olduğunu taahhüt eden bir anlaşma imzalayan İtalya, Almanya’ya olası bir saldırı halinde koşulsuz yardım etme sözü vermiş ve aynı şartı kendisine de uygulatmıştır. 

Üçlü Pakt (1940) 

Savaşın başlamasından sonra Mihver Devletler grubunu oluşturan Almanya ve Japonya arasında imzalanan pakta dahil olan İtalya, bu Pakt ile birlikte Avrupa ve Afrika’nın düzenlenme hakkını Almanya ile paylaşmıştır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: