Doğa Ne Anlatır İnsan Ne Anlar?

Tanrı insanları yaratmadan önce çok düşündü.Tek başlarına yaşayabileceklerine bir türlü inanamadı ve sonra insanlara öncülük etmesi için, nasıl yaşamaları gerektiğini öğretmek için “doğa”yı kusursuz bir şekilde yarattı. Bir bulmaca misali hayat sundu Tanrı insanlara.Ortada tek bir soru vardı : “Nasıl yaşamalı?” Cevap da net bir şekilde ortadaydı, doğadaydı. Yapmaları gereken tek şey doğayı incelemekti ama ne yaptı insanlar? Doğayı incelemek yerine kendi ürettikleri “doğa”l olmayan şeylerde cevap aradılar ama bilmiyorlardı cevaptan uzaklaştıklarını. Oysa cevap basitti .” Onları örnek alın, onlar gibi yaşayın ” demişti Tanrı. Ama… Her biri birbirinden farklı olan ve yere düşerken hiçbiri birbirinin önüne geçmeyen kar tanelerinin haykırışlarını duymadı bile insanlar.Yaşamın bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine olduğunu Nazım Hikmet dışında kaç kişi fark edebildi? Eşitlik ve adalet fikrini bize anlatma görevi Yağmur ve Güneş ‘indi. Çünkü en büyük sosyalistler onlardı. Yağmur hiçbir ayrım yapmadan bütün insanlara eşit yağar. Güneş de aynı şekilde herkes için doğar ve herkes için batar.

Onlar bize her gün sıkılmadan, yılmadan bunları anlatırken ve biz de bunları görmezden gelince bize sinirlenmiyor değiller. Yağmur sinirlenince gökyüzünün maviliğinden bir süreliğine mahrum ediyor bizi , Güneş “Bugün de yaşamayı öğrenemedin insanoğlu!” diyerek batarken kızgınlığını belirtiyor ortalığı kızıla çevirerek…Peki niye vazgeçmiyorlar bize bunları anlatmaktan? Çünkü Tanrı onlara bu görevi verince söz verdiler birbirlerine: Bu dava bitmeden , insanlar yaşamayı öğrenmeden kimse vazgeçmeyecek diye. O gün bu gündür yürüyorlar sonu görünmeyen bu yolda bizler için…