Taşlıcalı Yahya Bey Kimdir? Kısaca
Taşlıcalı Yahya Bey, on altıncı yüzyılda yaşamış önemli şairlerimizdendir. Aslen Arnavut asıllı olduğu bilinmektedir. Arnavut asıllı dukakin ailesine mensup yazarın doğum tarihi tam olarak bilinmemektedir. O zamanlar yaşadığı bölgenin çok taşlı bir yer olmasından mütevellit “Taşlıcalı” lakabını almış olan şair, Kuzey Arnavutluktan devşirilip İstanbula getirilmiş ve burada Yeniçeri ocağında eğitilerek yayabaşı ve ardında sipahi olmuştur. Taşlıcalı Yahya’nın öğrenme kabiliyeti ve isteği Yeniçeri katibi Şehabeddin Bey’in dikkatini çekmiş ve şairi yanına çırak olarak alıp bazı zorlu askeri görevlerden onu uzaklaştırmıştır. Aynı zamanda dönemin önemli şairlerinin de dikkatini çeken şair, Aşık Çelebi’nin “talimhaneyi muallimhane bilmek suretiyle” sözüne mazhar olmakla beraber Kemalpaşazade ve Fenerizade’nin meclislerinde bulunmuştur.[1]
Yahya Bey’in Kemalpaşazadeye yazdığı kaside şair tarafından çok beğenilmiştir. Kemalpaşazade’nin çadırında kasidelerini okuyan şair o dönemin büyük devlet adamlarının övgüsüne de mazhar olmuştur. Ancak bu övgüler döneminin bir diğer ünlü şairi hayali’nin hoşuna gitmemiş ve Yahya Bey’i çok sert bir dille eleştirmesine neden olmuştur, bu durum iki şairin ilelebet sürecek düşmanlıklarının başlangıcı olarak bilinir. Yahya Bey, Yavuz Sultan Selim döneminde gerçekleşen Mısır ve Çaldıran savaşına, Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleşen ikinci Irakeyn savaşına katılmıştır. Irakeyn seferi vesilesi ile padişaha bir kaside sunmuş, bu kaside de döneminin bir diğer önemli şairi Hayali’ye ağır hakaretler edip padişaha da tarizlerde bulunmuştur.[2]
Yahya Bey on altıncı yüzyıl da yaşamış ve dört padişah dönemine de denk gelmiş mühim şairlerimizdendir. Bu dönemlerde birçok sefere katılmış ve şairliğinin yanı sıra askerlik alanında da cesareti ve yiğitliğiyle adından söz ettirmiştir. Hem şairliğindeki başarısı hem askeri alanda ki başarısı birçok şair ve devlet adamı tarafından kıskanılmasına ve bir takım sorunlar yaşamasına neden olmuştur.[3]
Birçok padişah dönemine denk gelmiş olan Yahya Bey, Kanuni Sultan Süleyman’ın Şehzade Mustafa’nın ölüm fermanını verdiği döneme de şahitlik etmiş ve bu konuda çok etkileyici bir mersiye yazmıştır. Yazdığı mersiye çok fazla yankı uyandırmış ve dönemin sadrazamı Rüstem Paşa’nın kulağına kadar gitmiştir. Bu mersiyeden dolayı Rüstem Paşa’nın Yahya Bey’i azarladığı kaynaklar da geçmektedir. Ayrıca bu olay üzerine Yahya Efendinin Rumeli’ye gittiği ve uzun yıllar orada kaldığı da kaynaklar da geçmektedir.[4] Yahya Bey döneminin çok önemli şairlerinden olsa da günümüzde değeri çok fazla bilinen bir şair değildir. Fuzuli, Zati, Hayali ve Baki kadar orijinal eserler sunmuş olsa da onlar kadar meşhur olamamıştır. Yahya Bey’in en önemli eseri Divan eseridir. Onun dışında beş mesneviden meydana gelen hamsesi bulunmaktadır.[5]
[1] Bayram Ali Kaya, “ TAŞLICALI YAHYA”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, (Erişim 6 Kasım 2025)
[2] “YAHYA BEY, Taşlıcalı. Dukagin-zade”, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, (Erişim 6 Kasım 2025)
[3] Deva Özder, “Taşlıcalı Yahya Bey Divanında Şiir Anlayışı”, TÜRÜK Uluslararası Dil, Edebiyat ve Halkbilimi Araştırmaları Dergisi, (Erişim 6 Kasım 2025)
[4] “Taşlıcalı Yahya Bey”, Dil Edebiyat, (Erişim 6 Kasım)
[5] Mehmet Çavuşoğlu, “YAHYA BEY (TAŞLICALI) DİVAN, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, (Erişim 6 Kasım 2025)
