Türkiye’de Tarım Nasıl Geliştirilebilir?

İnsanlık tarihinin en eski geçim kaynaklarından olan tarım günümüzde hala vazgeçilmez ve asla alternatifi bulunamayacak bir geçim kaynağı olmuştur. Modern ve çok gelişmiş ülkeler de tarıma büyük önem vermekte ve çiftçileri  büyük oranlara varan destek ve kredilerle teşvik ederek tarımda devamlılığı, sürekliliği amaçlarlar. İlkel değil aksine teknoloji ile beraber daha da vazgeçilmez bir hal alan tarım ülkemizde ne yazık ki hak ettiği değeri ve teşviki görmüyor.

Tarım emek ve aynı zamanda sabırdır.

Her yıl binlerce çitçi köylerini, topraklarını bırakıp şehirlere, metropollerin kapitalist duvarları arasında sıkışıp kalmayı ön göremeden göç ediyorlar. Topraklarını bırakmaları elbette ki haklı sebeplerden dolayıdır. Teşvik yok üstelik imkan da olmayınca çiftçi mecburen göç etmek zorunda kalacak. Yalnız hayvancılıkla uğraşan köylü kesim artık ülkede çok az. Hem hayvancılıkla hem de tarımla uğraşmaları gerekiyor. Zira köy şartlarında yalnızca bu iki geçim kaynağı mevcut. İlçeye gidip et, süt ve tarım ürünleri satmak da bir geçim kaynağı olabilir fakat kırsal ilçelerdeki çoğu insan zaten ya hayvancılıkla ya da tarımla uğraştıkları için satılan bu ürünler dikkatlerini çekmiyor.

Türkiye’de tarım nasıl ilerler? Öncelikle birkaç aşamadan bağımsız olarak konuyu değerlendirmek gerçekçi olmayacaktır

.

1-) Tarım Üniversiteleri

Belirli bir sistematiğe ve düzene oturtulan sağlıklı öğretilerle donatılmış tarım üniversitelerinde verilecek eğitimle, tarımda yüksek verimlilik nasıl elde edilir? Hangi toprağa hangi mahsul ekimi doğru olur? Ülkedeki stok miktarına göre hangi tarım ürünleri toprağa ekilmelidir? Çiftçilerle iletişim nasıl sağlanabilir? Gibi konularda uzmanlaşmış kişiler tarafından bu eğitim verilebilir. 4 yıllık ya da 2 yıllık programlarda devlet bu üniversiteden mezun olan kişilere istihdam garantisi vermesi halinde talep de bir o kadar artacaktır. Örnek alınması gerekiyorsa Hollanda’da bulunan Wageningen Üniversitesi dünyadaki en önemli tarım üniversitelerinden biridir. Programları ve müfredatı Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri tarafından alınabilir, yahut ülkemizde bu konuda ihtisas sahibi kişilerin çabaları sonucu bu kurum açılabilir

.

2-) Her Köye Bir Ziraat Mühendisi

Tarım Üniversitelerinden mezun olan ziraat mühendisi bireyler köylerde tıpkı emlak danışmanları gibi özel hizmet verecekler ve çiftçilere topraklarında hangi ürünü ekmesi halinde ne kadar verim alabileceğini, ürünlerini nerelerde satabileceğini, nasıl sulama yapılacağını mükemmel bir şekilde bilgilendirmesi gerekir. Güz döneminde hangi mahsulü eksem diye düşünen çiftçiler, geleneksel yöntemlerle ya da  diğer çiftçilerden öğrendikleri şekilde ekmeyip, bilimsel yolla açıklanan bilgiler ışığında topraklarını işlemelidirler

.

3-) Kredi ve Desteklerin Artması

Öncelikle çiftçinin büyük sıkıntı kaynağı olan yakıt problemi çözülmeli. Çiftçilere sağlanan indirimli fiyatlarla mazot uyguna alınmalı. Daha sonra hasat zamanında doğrudan devlet eliyle çiftçiye destek kredisi sağlanmalı ve bu destek olabildiğince esnek olmalıdır. Çiftçiler için özel fonlar oluşmalı, köylerde, kasabalarda hatta ilçelerde kooperatifler açılmalı ve çiftçiler bu kurumlar aracılığıyla mesleklerini en iyi şekilde yürütmelidirler.

4-) Köylere Yatırım Yapılmalı

Çiftçiyi köyde tutmak önemli. Bu yüzden köylere yatırım yapılmalı, okullar, sağlık ocakları ya da belediyeler inşa edilmeli. Köylerde eğitimlere önem verilmeli. Okullar boş kalmamalı ki bilinçli bireyler yetişebilsin. Bir öğretmenin tüm köy okulunu okuttuğu okuttuğu okullar değil daha fazla öğretim görevlisi ile daha kaliteli bir eğitim amaçlanmalıdır.

 

Tüm bunların sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi Türkiye’de ekonominin temel sıkıntısı olan ithalatın önüne geçecek, dışa bağımlılığı azaltacak ve diğer ekonomi kaynaklarının gelişimine doğrudan katkı sağlayacaktır.