Arakan ve Filistin Kimin Umrunda?

Hep ifade ettiğimiz gibi Arakan sadece ülke siyasetçilerinin siyasetin trafiği azalınca devreye soktuğu bir gündemi meşgul etme aracıdır. Ülkede gündem ne zaman normale dönse ya Filistin ya da Arakan gündeme hemen monte ediliyor. Tabi yanlış anlaşılmaya mahal vermeden belirtelim oradaki zulmün gerçek dışı olduğu intibasını oluşturmak gibi bir durum söz konusu değil. Hem Filistin halkının hem de Arakan Müslümanlarının zulme uğradığı apaçık ortada. Fakat hem Arakan hem de Filistin, ülke gündemini değiştirmek için her seferinde başvurulan, malzemesi bol, alanı oldukça geniş bir mecra. Arakan veya Filistin kimin umrunda? Sahi kimin umurunda bu beldeler?

Yani bu ülkede manevi duyguları manipüle etmek istiyorsanız Arakan ve Filistin kelimelerini cümle içinde minimum bir kez kullanmak zorundasınız.

Nerde şimdi Arakan için ağlayan, göz yaşı döken siyasetçiler? Nerede o Kudüs aşkıyla yanıp tutuşan Filistin sevdalıları?

Hepsi artistik duyarlılık kasan, gündeme endeksli hayatlar yaşayan insanlar. Birçoklarının ne Filistin halkı ne de Arakan Müslümanlarını gözünün önünden çıkaramama gibi safi bir niyetleri olmadığı gibi bu duyarlılığı sadece belirli gün ve haftalarda tekrar eden mukallit bir karakterleri var.

Gerçekçi değiller. Niyetleri bir çocuğun duası, bir çocuğun duyguları kadar saf ve temiz olamıyor ne yazık ki.

Hani derler ya “bir gün sürer sende acısı” ya da derler ya “hiçbir insan bir başkasının acısı için ağlamaz; insan, bir başkasının acısını kendi acısına dönüştürerek ağlar ancak”

Hiçbirimiz bir başkasının acısı için ağlamıyoruz. Oysa gerçek Müslüman, bir başkasının acısı için ağlamalı, Müslüman kardeşinin derdiyle kederlenmeli öyle değil mi?

Artık, çürüyen Arakan ve Filistin muhabbetlerinde daha fazla iğrençleşmeden bu edebiyatı bırakmayı deneyin. Sahici değil, timsah gözyaşları döken birer mukallit oluyorsunuz.

Kimin umrunda?