Dünyanın Bütün Çocukları

Çocukluğa dair çoğumuzun bir özlemi vardır. Kimi top peşinde koşmayı özler, kimi çamurdan yaptığı pastaları. Kimi akşam ezanıyla eve koşmayı özler, kimi geceleri oynanan saklambacı.
Ya da renkli macunların damakta kalan o tadı hatırlanır.
Hani mahalleye gelen o dönen salıncak için sıra beklerkenki heyecan da unutulmaz.
Tahtadan yapılan oyuncaklar, minderlerden oluşturulan evler, sehpayı ters çevirip içine oturulan arabalar, kumdan yapılan kaleler, mantı yapan anneye yardım eden küçük eller, babayla balık tutmaya gidip oltayı izleyen meraklı gözler. Bunlar çocukluğun en güzel kısmıdır, tabi yaşayabilen için.
Bazı çocuklar şanslıdır. Babasının güvenli ellerini tutup sokak sokak gezer, bakkala girip istediği şeyi söyler.
Pikniğe gittiklerinde annesi sofrayı kurarken babasıyla uçurtma uçurur.
Bir pazar günü sülalece gittikleri denize birlikte girerler. Kuzenleri babalarının omzundan suya atlarken, babasının omzundan onları izleyip güler, daha sonra o da atlar suya. Bir daha, bir daha. Sonu gelmez kahkahaların. Ta ki akşam duşunu alıp yatağına yatana kadar.
Ya çocukluğa dair özlemi olmayanlar?
Bazı çocuklar şanssızdır. Hiç görmemiştir babasını, bakkala gidip istediği şeyi alacak parası yoktur.
Uçurtmayı hep hayallerinde uçurur.
Bomba sesleriyle uyandığında bölünür denizde yüzdüğü o güzel rüyaları.
Yaşam mücadelesi verirken cenneti sorar annesine: “Cennette yemek var mı anne?”
Bazı çocuklar hem şanslı hem şanssızdır. Babası yanındadır ama hayallerini yaşayamaz onunla.
Ne elinden tutup gezebilir, ne uçurtma uçurabilir.
Denize gittiğinde babası omzuna alamaz, kıyıdan izler çocuğunu. Çocuk da babasıyla yüzen diğer çocukları.
Çocuk yine de hayallerini öldürmez, bir gün babasının iyileşeceğini ve ona çocukluğunu geri vereceğini düşlemeye devam eder.
Bazı çocuklar şansın ne olduğunu bilmez. Onlar başka yüzünü görür hayatın daha minicikken.
Baba dediği döver mi hiç çocuğunu, anne dediği bırakır mı bir çöpün kenarına?
Peki yurt duvarları neden bu kadar soğuk; çocukların acılarıyla ayakta durduğu için mi?
Bazı çocuklarsa… Yaşam mücadelesi verir. Belki her şeye sahiptir; aileye, eve, oyuncaklara. Bir tek sağlığı dışında her şeye. Onlar ailesinin gözyaşlarına şahit olur, evleri kokusunun burnunu sızlattığı hastanedir, oyuncakları ise her gün yediği iğneler, içtiği ilaçlardır. Hayata erken veda ederler.
Peki siz hangi çocukluğa sahipsiniz?
Özlediğiniz, şükrettiğiniz ya da hatırladığınızda içinizi acıtan mı?
Keşke dünyanın bütün çocukları gülebilse, hiçbir çocuğun yüreği acımasa, bütün çocukların tek derdi yarın oynayacağı oyun olsa.
Dünyanın bütün çocukları diyorum, hepsini kucaklayabilsek, biz de onlar sayesinde ölene kadar insan kalabilsek, onları sonsuz sevgiyle büyütebilsek.
Huzur dolu, barış dolu, kahkaha dolu yarınlara..

Zeynep Acar

Öğretmen&kendince yazar

  • Fatma demir

    Dünyanın bütün çocukları, en masumları keşke hep gülebilse hem şen kalabilseler. . Kalemine sağlık Z.A

    • Zeynep Acar

      Keşke.. Böylece dünya kirlerinden arınırdı. Teşekkür ederimm 🙂

  • Şeyma

    çok başarılı 👍🏻

    • Zeynep Acar

      Teşekkür ederim 🙂

  • yasemin

    Bütün çocukların gülebileceği bir dünya olsun.. ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi insanın içindekiler Z.A

    • Zeynep Acar

      Mutlu çocuklar=Mutlu yarınlar. Çok teşekkür ederim 🙂

  • Rabia

    Bütün çocuklar ve içinde ki çocuğu hiçbir zaman öldürmemiş yetişkinler.. Herkes mutlu umutlu olsun ki gelecek her yeni çocuk için temiz huzurlu bir dünya olsun..Sözcüklere tek tek düşüncelerimizi aktaran Zeynep Öğretmen tebrik ederim yeni yazılarını ilgiyle bekliyorum (:

    • Aynen öyle, bugünün çocukları yarının yetişkinleri değiller mi? Beklemede kalın, teşekkür ederim 🙂

  • İsmail

    Dünyanın bütün çocukları sizin gibi güzel insanlar sayesinde mutlu olacak inşallah 😊

    • Teveccühünüz, çok teşekkür ederiim, güzel günlere inşallah😊