Hz. Ayşe’nin Evlilik Yaşı

Sonuçsuz söylemler arasında yine İslam dünyasının çok fazla tartıştığı bir konuyu ele almak istiyorum. Hz. Aişe’nin evlilik yaşı hakkında çok fazla söylem ortada dolanmakta. İlk olarak onun yaşı hakkında 6 yaşında nişanlanmış 9 yaşında evlenmiştir diyenlerin sayısı, 15-20 yaşları arasında evlendi diyenlerden daha fazladır diyebiliriz. Biz iki söylemi de karşılaştırarak bir sonuca varmaya çalışacağız.

Birinci olarak yaşı 9’dur kanısını tartışalım.
Bilindiği üzere Peygamber Arabistan’da yaşamış ve Arap kültürü içinde büyümüştür. İslam dini ile tanıştıktan sonra bu kültürde bazı değişiklikler yapmış en yaşanabilir hale getirmek için çabalamıştır. Bu dönemde aile yapısı, kadının konumu, evlilik ve boşanma gibi hayatının merkezini ilgilendiren konular da yine bugün ile kıyas edilemeyecek derecede o dönemin kültürel özelliklerini taşımaktaydı. Peygamber büyük değişimlere rağmen aynı geleceğim bazı adetlerini İslam dini içinde kabul etmiş ve sürdürülmüştür. Bazı geleneklere saygı duymuş hatta Kendisi de bu geleceğe tabi olmuştur. Arap kültürünün bir neferi olarak yapmış olduğu bazı konular da tartışma konusu olmuştur. Bunların en başında Hz. Aişe ile evliliği gelmektedirler. Bazı oryantalistler bu durumu kendi kültürüne uygun görmediği için kıyaslama yolu ile eleştirmiştiler ve yanlış bulmuşlardır. Bu durumu, şehvetperestlik hatta daha da ileri götürerek sübyancılık olarak nitelemişlerdir. Oryantalistlerin bu haksız tutumuna savunmacı ve bir refleksle cevap veren Müslüman alimler yine aynı hata ile evlilik yaşını kendi kültürlerine göre yorumlayıp bunu 15-20 arasına çekmeye çalışmışlardır.

Hz. Aişe ile evlenmesinin sübyancılıktan önce düşünülmesi gereken bir çok sebebi vardır. Bunun başında politik neden yer almaktadır. Hz. Peygamberin, Hz. EbuBekir ile ilişkilerini güçleştirmek olduğu açıkça bellidir.

Zamanın yaşam şartlarına bakacak olursak. Arap kültüründe ki evlenme yaş aralığı o dönemin, iklim şartlarına bakılarak, sıcak iklimde çocukların bedensel ve zeka bakımından erken geliştikleri aşikardır.

Diğer bir etmen ise Hz. Aişe çağın şartlarına göre diğer hanımlarına nazaran küçük yaşta haneye girmesi onun İslamı ilimler almasında etkili olmuş ve hadis rivayetlerinin bir çoğu ondan nakledilmiştir.

Yine Mehmet Azimli’nin makalesinde yer verdiği üzere araştırmalar Hz. Aişenin yaşını ölüm tarihi açısından hesapladığı zaman bu rakam 9 olarak görülmekte. Yani bu durumda Hz. Aişe hicretin ilk yılında evlendiği kesinleşmektedir. Yine Hz. Aişe’nin rivayeti üzere “Ben kendimi bildim bileli islamın içindeyim” sözü bunu kanıtlamıştır:
Dediğimiz gibi en önemli sebeplerinden bir tanesi ise İslamı kadınlar kolu ile büyük bir hızla yaymış, bundan dolayı kaynaklarda yer alan islamı bilgilerin nerdeyse 1/4’i Hz. Aişe’ye aittir. O özel yetenekleri ve diri zekası ile Medine dönemi hadiselerini gözetlemiş ve bizlere aktarmıştır.

Yaşı daha büyüktür diyenler ise bu söylemlerini sadece kendi yorumlarına göre bulmaya çalışmış ve hiç bir sahih rivayete yer vermemişlerdir. İlk olarak Hz. Aişe İfk Hadisesi yaşandığı sırada kendini savunmuş ve haklı sebepler ortaya koymuştur. Bunu kaynak olarak gösteren bazı alimler küçük olan bir kız bu durumda kendini nasıl bu denli korur diyerek onun yaşının büyük olduğunu savunmuşlardır. Fakat Hz. Aişe o dönemde 15 yaşındaydı ve bu yaş bir insanın kendimi korumak için yeterince ideal bir yaştı. Yine Hz. Aişe, Peygamber ile nişanlanmasan önce bir kez daha nişanlanıp ayrılmıştır, yaşı küçük olan nasıl nişanlanır demektedir. Bu duruma cevaben ise diğer alimler, “demek ki küçük yaşta evlenmek kültürel olarak uygundu, bu durumu sadece Peygambere yıkmak doğru değildir” yani o yaşta yapılan evlilikler sadece Peygambere has bir şey değildi. Çağın kültürünün bir göstergesiydi, diyerek yaşının 9 olduğunu savunmuşlardır.

Sonuç olarak, bölgenin iklim yapısını ve evlilik kültürünü göz önüne aldığımızda o zaman bu türlü evliliklerin hiç garip karşılanmayacağı ortadadır. Bireyler ve toplumlar belli bir tarihe ve kültüre aittir. Bu tür eleştirileri yaparken söz konusu bu kültür ve tarihi diliminden kopmadan yapmak gerekmektedir.

Kendi şartlarımızı ölçü olarak kabul edip ona göre hareket edersek bu bilimsellikten çıkıp şahsi görüşlere bizi itecektir. Yanlış olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir