Küçük Kız ve Gölge’nin Hikayesi

“Merhaba!” dedi Gölge. Küçük Kız ondan daha büyük bir coşkuyla karşılık verdi:
“Merhaba Gölge!”

Gölge oradan her geçişinde Küçük Kız’ı tebessümle bile olsa selamlardı. Sahi bir gölge tebessüm edebilir miydi? Ederdi pek tabi. Bunu yanaklarının yanlara doğru genişlemesinden anlarız. Ayrıca her gölge karamsar olacak diye bir şey yoktur. Evet, bizim Gölge de her zaman etrafına neşe saçmıyor. Yine de sağda solda koşuştururken, gözüne ilişen ilginç detayların ve güzelliklerin peşinden koşmaktan geri durmaz. Bu keşiflerinin sonunda belirli bir süreye yetecek kadar sevgi ve mutluluk besler.

Duvara beyaz tebeşirle çizilmiş bu Küçük Kız, Gölge’yi celb ediyordu bir süredir. Gölge, yürürken duvarlara bakmayı severdi. Bazen gördüğü yazılara gülüverirdi de hemen orada. Fakat bu duvardaki resmin onun için anlamı bambaşkaydı. Garaja iniş ve garajdan çıkışlar için kullanılan merdivene eşlik ediyordu bu Küçük Kız. Üzerinde bulunduğu duvar ise brüt beton görünümlü, oldukça kasvetli ve kirliydi. Buna rağmen kapı her açıldığında Küçük Kız ışıkla buluşur ve iç ısıtan tebessümüyle insanları karşılardı. Gölge’yi en çok heyecanlandıran ise bu Küçük Kız’ın gerçekten küçük bir kız çocuğu tarafından resmedilmiş olduğu düşüncesiydi. Çünkü gölge bilirdi çocuk muhayyilesinin ne kadar mucizevi olduğunu. Onu her gördüğünde, tebeşirin duvarda bıraktığı izlerde kendi çocukluğunu bulurdu. Sonraki bir karşılaşmada Gölge, Küçük Kız’a birlikte bir fotoğrafları olmasını istediğini söyledi. Böylece Küçük Kız’ı hep cebinde gezdirmiş olacaktı. Küçük Kız büyük bir heyecanla bu fikri benimsedi. Yine büyük bir gıcırtı ve bir o kadar yankıyla, demir kapı açıldı. O sırada güneş, bilinen ezgileriyle batmaya hazırlanıyordu. Küçük Kız ışıkla buluşunca yine mükemmel tebessümüyle belirdi. Aslında Küçük Kız tebessümüyle beraber hep oradaydı. Fakat bunu gün yüzüne çıkartmak için sensörlü floresan lambadansa güneş her zaman daha iyi bir seçenekti. Gölge bu sahne karşısında gereğini belledi ve bu anı kaydetti. Bununla birlikte Gölge, artık içindeki küçük kızla hep yan yana olacağını hissediyordu. Ayrılmadan önce son bir soru sormak istiyordu Gölge, Küçük Kız’a. Veda vaktinin geldiği anlaşılınca, atıldı Gölge:
“Sence beni sana çeken neydi Küçük Kız?”
Küçük Kız, bu sorunun cevabını ezbere bilircesine ekledi:
“Ben daima bu izbe ve kasvetli yerde olmama rağmen kapı her açıldığında insanlara gülümserim. Onlar farketmese bile merdiven boyu onlara eşlik ederim. Bundan hiçbir karşılık beklemediğim gibi hiçbir şikayet de etmem. Sadece güneşi, insanları ve arabaları görmek bile bana mutluluk verir. Zaten çocuk olmak biraz da bunu gerektirir. Ve sen Gölge, bunu iyi bilirsin. ”

illegalHafiz

bir takım tanıklıklar

Küçük Kız ve Gölge’nin Hikayesi” için 2 yorum

  • Nisan 17, 2017 tarihinde, saat 1:53 am
    Permalink

    Çok güzel yazmışsınız elinize sağlık

    Yanıtla
    • Mayıs 23, 2017 tarihinde, saat 7:50 pm
      Permalink

      Çok teşekkür ederim 🙂

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: