Salı: Karageorgevic Ailesinin Ölüm Günü

Hepimizin sevdiği günler olur. Kimimiz cumaları kimimiz pazarları severiz. Pazartesilerden çoğunlukla nefret ederiz. Sevmediğimiz, özellikle nefret ettiğimiz bir gün olarak Salı yoktur ya da olması için çok özel ya da ayrı bir anlamı olması gerekir.

Sırp kralı Alexander Karageorgevic’in ilginç ama bir o kadar da haklı sebepleri vardı Salı günlerinden nefret etmesi için. Nefret daha çok korkuya dayanıyordu çünkü Karageorgevic ailesinden önde gelen üç kişi Salı günlerinde suikasta kurban gitmişti. Bu yüzden de Karageorgevic Salı günlerinde sarayından çıkmıyor, halkın arasına karışmıyordu. Hatta düzenlenen programlarda Salı günlerinin seçilmemesine özen gösteriyordu.

Kralın Fransa’da bir gösteri için orada bulunması gerekiyordu. Kral Salı günlerinde sarayından çıkmadığı için program Pazartesi gününe, bir gün öncesine alınıyor. Kral iyi yırttık deyip hemen hazırlıklara başladı.  Kral Dubrovnik adlı gemisi ile Fransa’nın Marsilya limanına doğru hareket edecek ve orada meraklı bekleyenlerini selamlayacaktı.

Fakat kaderin cilvesi, denizdeki aşırı derecedeki hava muhalefeti nedeniyle bir gün rötar yaparak Fransa’ya geliyor. Oysa kralın falcısı ona ‘kesinlikle Salı günleri dışarı çıkma’ diye uyarmıştı. Yapacak başka bir şey yoktu. Kral bir gün daha bekletemezdi, zaten ısrarıyla bir gün öncesine aldırmıştı.

Karageorgevic kendisini bekleyen kalabalığı selamlarken

Fransızlar, Marsilya Limanı çevresini sarmış merakla kralın gelmesini bekliyorlardı. Salı öğle vakitlerinde kral limana yanaştı. Dış işleri bakanı Louis Barthou kendisini karşılamaya gelenler arasındaydı. Karşılama merasiminden sonra kral ve dış işleri bakanı üstü açık bir otomobille  halkın arasından geçecektir. Karageorgevic yolun sağında solun kümelenen halkı selamlıyor ama yüzünde de ‘nereden çıktı şimdi bu iş, lanet Salı günü’ dermiş gibi bir ifade var.

Karageorgevic, gerçekten başına gelecekleri biliyor gibiydi. (solda)

Birden art arda silah sesleri duyuluyor. Kameraman hemen olayın olduğu yere kadrajını çeviriyor fakat çok kalabalık. Fransız korumalardan dolayı hiçbir şey görülmüyor. Atlı bir Fransız polisi kılıcını sağa sola savuruyor. Büyük ihtimalle kurşunu atan kişiyle çarpışmakta.

Sonra bir kişinin yerde sürüklendiği gözüküyor ve kamera yavaşça Karageorge’nin kanlar içindeki vücuduna dönüyor. Karageorgevic gözleri açık ama çoktan can vermiş durumda. Fransız dış işleri bakanı da arbedede polisin silahından çıkan kurşunla ölüyor. Tetikçi polisin kılıç darbeleriyle yaralanıyor ve çevredeki halk tarafından linç edilmek suretiyle öldürülüyor. Aracın sürücüsünü ve kralı öldüren tetikçinin  adı Vlado Chernozemski. Makedon ve ayrılıkçı bir faşizan zamanında Osmanlı ile de savaşmış ve Bulgar IMRO örgütü mensubu. Bugün hala Makedonlar arasında bir halk kahramanı olarak anılıyor.

Bir Salı günü yine bir Karageorgevic ailesinden biri suikasta kurban gitmişti. Kral Karageorgevic kaygılanmakta haksız değildi. Üstelik falcısı da ona defalarca bu kaygısının haklı olduğunu ona söylemiş fakat kaderin cilvesi kral Salı günü dışarıda olması gerekiyordu. Pazartesi gününe anlaşılmıştı ama şanssızlığı ya da kaderi onu Salı günü, önceden ailesinden ölen üç kişinin kaderi olan suikast nedeniyle kurban olmasına sebep oldu. Suikastın görüntüleri;

Suikastın görüntüleri bir Yugoslav filmi olan Maratonci Trce Pocasni Krug’un girişinde de kullanılmıştır. Film, IMDB sayfasında kendisine yer bulmuştur.