Mustafa Kemal Atatürk ve General Harbord Sivas’ta Hangi Konuda Konuşmuştur?

Mustafa Kemal Atatürk ve General Harbord arasında geçen konuşma bugünün en çok merak edilen sorusu oldu. Zira 2018 KPSS’de çıkan bir soru, General Harbord ile Mustafa Kemal Atatürk arasında geçen bir konuşmanın içeriğine dair bir soruydu. Peki Mustafa Kemal Atatürk ve General Harbord arasında geçen konuşma nedir? İkili hangi konuları görüşmüştür? 

Sivas Kongresinden(4-11 Eylül)  sonra General Pershing’in kurmay başkanı olan General Harbord Sivas’a gelmiş ve Mustafa Kemal Atatürk’le konuşmuştur. Bu konuşma pek çok açıdan önem taşımaktadır. Peki bu konuşma nedir? Neleri kapsar? 

General Harbord, konuşmasına uzun uzadıya devam etmiş ve şöyle eklemiştir: 

“Ben bu vazifeye getirildiğim zaman Türk tarihini okudum. Gördüm ki milletiniz büyük ordular hazırlamış, büyük kumandanlar yetiştirmiştir. Bunu yapan bir millet, mutlâka bir medeniyet sahibi olmalıdır. Bunu takdir ederim. Fakat bugünkü vaziyetimize bakalım. Başta Almanya olmak üzere dört müttefiktiniz. Dört sene muharebe ettiniz, neticede mağlûp oldunuz. Dördünüz bir arada yapamadığınız bir şeyi, bu vaziyetimizde tek başınıza yapmayı nasıl düşünebilirsiniz? Fertlerin intihar ettiğini vakit vakit görürüz. Şimdi de bir milletin intiharına mı şahit olacağız!”

Atatürk, General Harbord’un konuşmasını bitirmesinden sonra heyecanla şu sözleri sarf eder:

“Generale teşekkür ederim. Tarihimizi okumuş, milletimizin büyük ordular, büyük kumandanlar yetiştirdiğini, bunun için milletimizin bir medeniyete sahip olması lâzım geleceğini takdir ve kabul ediyor. Fakat şunu bilmesini isterim ki biz, emperyalistlerin pençesine düşen bir kuş gibi tedrici, sefil bir ölüme mahkûm olmaktan ise babalarımızın oğlu sıfatıyla vuruşa vuruşa ölmeği tercih ediyoruz.”

Atatürk, özellikle konuşmasındaki son sözleri söylerken, avucu yardımıyla bir pençenin içine düşen bir kuş işareti yapıyor ve avucunu sıkarak konuşmadında bahsettiği tedrici ve sefil ölümün şeklini gösteriyordu. 

 Atatürk’ün bu son sözleri üzerine Harbord, ve arkadaşları sessizce ayağa kalkıyorlar:

-“Biz de olsak öyle yapardık…”

 Harbord ve arkadaşları, Atatürk’le kurmaylarının elini sessizce sıkarak oradan uzaklaşıyorlar. 

Bu sözler karşısında gerçekten duygulanmamak elde değil. Atatürk’e olan sevgimizi bir kez daha artıyor ve binlerce kilometre öteden gelen ama özünde emperyalist bir devlet olan Amerika’nın manda teklifine destansı bir red cevabı veriyor. 

Bu konuşmanın önemi, manda ve himayenin her kim ve hangi devlet olursa olsun kesinlikle kabul edilmeyeceğini ifade eder. Memleketin kolay kurtarılamadığını, kan dökerek kurtarıldığını ifade eder. Ve her şeyden önemlisi bağımsızlığı ve özgürlüğü için canını feda etmekten geri durmayan bir milletin kahramansı direnişinin sembolüdür bu cevap. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: