Nasıl Doyarız: İki Kısımda Metabolizma

Yemek için neredeyse sonsuz sayıda nedenimiz -tatilleri ve bayramları kutlamak, stresle başa çıkmak, süper kase reklamları arasında zaman geçirmek – varmış gibi görünse de, yiyeceğe ihtiyaç duymamızın gerçekte sadece bir tek nedeni var: Enerji için. Bu enerji, organlarımızın düzgün çalışmasını, kaslarımızın hareket etmesini ve vücutlarımızın sıcak kalmasını sağlar.
Büyük ölçüde, yiyecekleri nasıl enerjiye çevireceğimizi beynimiz belirler. Vücudunuzun enerji kullanımında geçtiği süreci anlamak için, metabolizma sürecini iki aşamaya böleceğiz.

Sindirim Aşaması:
Hipotalamus bütün vücudunuzdan aç olup olmadığınız konusunda sinyaller alarak, bu aşamayı yönetir. Bu şöyle gerçekleşir: vücudunuzda, glikojen biçiminde kısa süreli bir enerii rezervuarı bulunur; glikojen, büyük ölçüde karaciğerinizde ve kaslarınızda depolanan bir karbonhidrattr. Yedikten sonra, vücudunuzda glikoz (şeker) ve ensülin (pankreasta üretilen ve glikozu taşıyan hormon) oluştuğunda, vücudunuz acil yakıt için gereken tüm glikozu kullanır ama geri kalanini glikojen olarak depolar. Kanınızdaki glikoz seviyesi düşerse, pankreasınız ensülin salgılamayı bırakır ve depolanmış enerjiyi (glikojen) şekere (glikoz) çeviren glükagon maddesini salgılar. Dolayısıyla, bağırsak benzin deponuzda şeker kalmadığında (diğer bir deyişle, atalarımız bizon avları arasinda oruç tuttuklarnda, vücudunuz merkezi sinir sisteminiz için gereken enerjiyi sağlamak için glikojeni glikoza çevirir.
Oruç Aşaması:

Uyuduğunuzda veya uzun süre bir şey yemediğinizde, vücudunuz organlarınızın fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için enerji kaynağına ihtiyaç duyar. Metabolizmanın sindirim aşamasında bütün glikozu kullandıktan sonra (vücudunuz kısa süreli glikojen rezervuarında sadece 300 kalori depolar), uzun süreli bir rezervuara başvurur: Trigliserid(karbonhidrat içerikli gliserol içeren moleküller) biçimindeki yağ dokusuna. Bu, kahvaltıyla oruç sürecini bitirene kadar sizi idare eder.

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.