Anlaşılamamak Üzerine Söylemler

Anlaşamamaktan çok daha büyük ve önemli bir sorun vardır ki o da anlaşılamamaktır. Birileriyle anlaşamayabilirsiniz ve bu sizle başkaları arasındaki sosyal ve kültürel farklardan dolayı kaynaklanıyor olabilir. Fakat anlaşılamamaksa daha çok çaresizlikle ilgilidir.

Kendini iyi bir şekilde ifade edememek, yanlış cümleler kullanmak ya da seviyeyi iyi ayarlayamamak sizin anlaşılamamanıza sebep olur. Ve bazen öyle durumlar başınıza gelir ki ne yapsanız, ne etseniz bir türlü kendinizi öte tarafa anlatamazsınız. Bunu sürekli yaşayan insanlar da var ki, onlar gerçekten dünyanın en bedbaht insanı olabilirler.

İnsanın temelinde var olma amacı ya da insan olmanın tek fazlası anlaşmaktır. İnsanların anlaşamadığı yerlerde sorunlar, uyuşmazlıklar ve hatta savaşlar, kırımlar, yıkımlar olur. Ve biz insanlar anlayabildiğimiz kadarıyla insanız. Anlaşmak, anlaşabilmek için fazla çaba sarf etmeye de gerek yok aslında. Biraz öteki gibi düşünmek yetecektir.

Ve öteki gibi düşünemeyen insanların çokluğu, dünyada anlaşılamamak denilen olgunun ortaya çıkmasına sebep oldu. Buna modern tabirle empati kurmak diyebiliriz. Anlaşmak ve anlaşılamamanın önüne geçmenin tek çıkar yolu budur. Kendisini dünyadaki hiçbir insanın anlayamayacağını düşünmek ise çoğu zaman uzun deneyimlerin sonucu olarak ortaya çıkar. Kimse durduk yere kendisinin anlaşılamayacağını düşünmez.

Ve şöyle de bir gerçek çıkıyor önümüze: Hayatında hiçbir zaman anlaşılamamış ancak ölümüyle anlaşılmaya başlanan insanların varlığı. Şahsi anlamda en çok üzüldüğüm ve telafisinin hiçbir şekilde olmadığı acı bir gerçek ne yazık ki. Şu dünyadan hiçbir zaman için anlaşılamadan gitmek ne kadar elim. Eminim ki kimse böyle bir yaşam ve böyle bir son istemeyecektir. Herkes birileri tarafından anlaşılmayı, değer görmeyi ister. Fikirlerinin ya da sözlerinin tartışıldığını, bazen de eleştirildiğini bilmek ister. Yoksa öldükten sonra nasıl ve ne şekilde bilebilir ki.

Şimdilik bu kadar. Hoşçakalın