Bir Cümle İle Ülkelerin Tanımları

Ülkeler kimi zaman tek bir ifade ile daha da anlamlı hale gelebiliyorlar. Ülkenin geçmişi, vatandaşlarının genel yapısı, coğrafi büyüklüğü ya da konumu onları bazen bir kelime ile ifade etmemize yeterli olabiliyor. İşte bazı ülkeler ve birkaç cümle ile ifadeleri;

Almanya: Büyük bir fabrika

İki dünya savaşından da mağlubiyetle ayrılmalarına rağmen üretimden ve üretmekten hiç yılmamış, çalışkan bir millet. Ülke ise adeta kocaman bir fabrika kimliğinde. Almanya denildiğinde aklıma nedense hep üretim ve Türkiye’den çalışmak için giden işçiler geliyor. Ve bu sürekli üretim Almanları düzenli ve sistematik bir millet haline getirmiş.

Belçika: Büyük bir konferans salonu

Nerede uluslarası bir konferans, davet, görüşme ya da zirve yapılacaksa orası nedense hep Belçika oluyor. Özellikle başkenti Brüksel tüm bu organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Ülke koca bir konferans salonu gibi. Avrupa Birliği toplantılarını burada yapıyor, ülkelerin kaderlerini belirleyecek olan görüşmeler burada düzenleniyor ve mükafat olarak da Belçika’ya güvenlik, yerinde bir ekonomi ve minnettarlıkla süslü çeşit çeşit hediyeler veriliyor gibi geliyor bana. Sanki daha çok Belçika şunu söylüyor gibi düşünüyorum: “O kadar salonu kullandınız, salon suyla çalışmıyor. Bunun elektriği, suyu var”


Hollanda: Büyük bir tarla

Tarım deyip geçmemek lazım. Adamlar ülke toprağının neredeyse çeyreğine yakın bir oranını denizi doldurarak kazanmış. Konya’dan 3 bin kilometrekare daha büyük olan Hollanda geçtiğimiz günlerde 104 milyar Euro tarım ihracatı ve tarım teknolojileri ihracatı yaptı. Ülke ise tüm bunlardan dolayı koca bir tarım arazisi gibi. Hollanda inekleri, çiftçiler, kasaba fırınları ve daha fazlası olarak doğal bir yaşam geliyor aklıma Hollanda deyince.
İsviçre: Büyük bir banka

Her zengin iş adamının ya da sağlam bürokratların İsviçre’de muhakkak en azından bir vadesiz hesabı bulunur. Tüm dünyanın böyle düşünerek bu harekete kalkıştığını düşündüğümüzde ülkenin koca bir banka hüviyetine dönüşmesi şaşırılacak bir durum değildi. Bankalar var ama bizdeki Ziraat Bankası gibi değil. Daha kurumsal ve daha büyük paraların söndüğü devasa hacimdeki bankalar geliyor aklıma.

 

Yunanistan: Büyük bir tatil beldesi

Hiçbir zaman Yunanlıların örnek olacak bir devlet inşa ettiklerini düşünmedim. Şımarık çocuk statüsünde olan Yunanistan son yıllara kadar Avrupa ülkeleri tarafından sürekli olarak fonlanıyordu. Durum değişti, fon kesildi. Geriye bir tek turizm kaldı. Yunanistan tarihe karışsa da yine de turizmi baki kalacak. Binlerce adaya sahip Yunanistan, öyle zannediyorum ki adaların getirdiği büyük bir para desteği sayesinde ilelebet mevcudiyetini koruyacak.

İspanya: Büyük bir stadyum

Real Madrid ve Barcelona gibi dünya devlerine ev sahipliği yapmasının yanı sıra irili ufaklı binlerce futbol takımı da yine İspanya’da mevcut. Brezilya kadar futbolla yatıp kalkan bir ülke olmasa da, İspanya futbolu en iyi şekilde yaşayan ve tecrübe eden ülke konumunda.


Küba: Büyük bir devrim ve puro

Küba deyince akıllarınıza devrim ya da puro gelmiyorsa, tebrik ederiz çok çok kültürlü birisiniz. Ülke koca bir puro ve devrimci ülkesi gibi. Fidel Castrolar, kalın, ince, sert içimli purolar geliyor aklıma nedense.
Kolombiya: Büyük bir uyuşturucu deposu

Pablo Escobar’ın vatanı olarak akıllarda kalan bu ülke bu sayede masumluğunu iyice kaybetmiş durumda. Ülke koca bir uyuşturu, esrar, kokain memleketi. Ne ararsan var. Uyuşurucu baronlarının rant kavgaları, sokak arası uyuşturucu satan irili ufaklı çeteler de Kolombiya denilince akla gelen ilk izlenimler.

Kısaca ülkeler ve birkaç cümle ile ifadeleri bu şekildeydi. Daha fazla yazmak ve listeyi uzatmak isterdim fakat şimdilik aklıma gelen bunlar.

Hoşçakalın…