Sevme İhtimalini Sevmek

İnsan bazen imkansız aşklara tutulur. Hayalinde olan insanla bir araya gelmesinin mümkünü olmadığı birilerine gönlünü verir. Bu insanın bir nevi sonunu hazırlar. Celladına aşık olmak diye bir sendrom vardır ve insan kendi sonunu hazırlayan bu gerçeği bile bile yapar, bu gerçeğin üstüne gider ve bunu yaparken de içinde bulunduğu halinden herhangi bir rahatsızlık duymaz. Bu sevme ihtimalini sevmektir. Ne olursa olsun eğer siz bir imkansız aşka tutulmuşsanız ve bunun imkansız olduğunu biliyorsanız üstelik o ihtimal sizi ayakta tutar. Kötü bir ayakta tutmaktır hem. Ama o ‘ihtimal’ sizi yaşama bağlar, o ihtimal sizin yaşamınızı devam ettirebilmeniz için bir reçetedir.

İnsan neden sevme ihtimalini sever? Şöyle denir: Kaderden kaçılmaz ya da şöyle denir: Kılıç çeken kılıçla ölür. İnsan, imkansız aşkı çoğu zaman bilerek seçer. Aşkta seçme olur mu? Elbette olur. Aslında, elinizin altında diye tabir edebileceğimiz muhtemel aşklar, sizi sıradan gelir. Oysa imkansız aşklar öyle mi? Belki de insan korkar aşkın hakkını veremeyeceği için ve bu yüzden imkansız aşkları seçer. Bir şeyi elde etmek için sarf edilen çabanın ve o çabada geçen sürenin verdiği haz,  o şeyin elde edilmesinden sonra gelen hazdan çok daha anlamlı ve güzel bir hazdır.

Aşkın hakkını verememe korkusu, aşık olunan kişiyle birlikte olunca o kişiye aşkını tam yansıtamama korkusudur imkansızı seçme eğilimi. Erişilemez olan dokunma, hayali olanı istemedir. İmkansızı seçen insanlar zararsız insanlardır. Onların aşkından başka hayal ettiği bir dünya yoktur. Ve imkansızı düşleyen insanlar hayallerle yaşarlar. Hayallerle yaşayan insan hiç zararlı olur mu?