Ayasofya Neden ve Ne Zaman Müzeye Çevrildi?

Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması konusunun tartışıldığı bugünlerde en çok merak edilen soruların başında da Ayasofya’nın ne zaman ve neden müze olduğu sorusu geliyor? Peki gerçekten de Ayasofya neden ve hangi gerekçeler gösterilerek müze haline geldi? Ayasofya ne zaman müze oldu?

İstanbul’un en önemli sembolleri arasında yer alan Ayasofya, 1934 senesinde alınan bir Bakanlar Kurulu Kararı ile müzeye çevrilmiştir.

Ayasofya, 1453 yılında İstanbul’un Türkler tarafından fethedilmesinden sonra kiliseden camiye çevrilmiştir. Ayasofya, pek çok tarihçiye göre de ”kılıç hakkı” olarak görülmektedir. Osmanlı Devleti, fethettiği büyük yerlerde, beldenin ya da o yerin önemli bir eserini (çoğunlukla kiliseleri) camiye çevirmiştir. Bundaki asıl amaç İslam bayrağının dalgalandığını göstermektir. Ve yine pek çok tarihçiye göre de bu bir hak olarak tanımlanmaktadır. Osmanlı Devleti’nin İstanbul’un fethinden dolayı kılıç hakkı olarak kendine tanıdığı eser ise Ayasofya olmuştur.

Ayasofya, pek çok devlet için önemli bir yerdir. Zira, burası Hristiyanlar (Ortodoks Hristiyanlar) için önem taşımaktadır. Hatta İstanbul’un 16 Mart 1920’de İngilizler tarafından işgali sırasında dahi herhangi bir müdahaleye uğramamıştır. İngilizlerin işgali sırasında Ayasofya müzeye çevrilmiş olsaydı, tekrar camiye çevirmek elbette daha kolay olacaktı. Ayasofya, müzeye çevrildiği 1934 yılına kadar en önemli hatta bir numaralı protokol cami konumunda olmuştur.

Kabine toplantılarına genel olarak katılım göstermeyen Mustafa Kemal Atatürk, 1934 tarihindeki bir Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık yapmış ve bu toplantıda Ayasofya’nın müzeye çevrilmesini talep etmiştir.

1934 yılının Ocak ayında Yunanistan Başbakanı Venizelos, Mustafa Kemal Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermiş ve aynı yılın Kasım ayında Ayasofya için müze kararı alınmıştır. Fakat Nobel Barış Ödülü, o sene İngiltere’nin eski Dışişleri Bakanı Arthur Hendersen’e verilmiştir. Bu süreç bize gösteriyor ki Ayasofya’nın müze yapılması kararının altında şu anda tam aydınlatılamayan birtakım uluslararası bilinmezlikler yer alıyor. Gerçekten de bu süreç, Türkiye’yi tek yönlü etkileyecek bir süreç olmaktan ziyade sonuçları çok farklı olabilecek bir süreçtir.

Öte yandan Endülüs Emevileri’nin en önemli eserlerinden olan İspanya’daki Kordoba Camii’nin müze statüsünün de Ayasofya’ya bağlı olduğu dile getirilmektedir. Dünyanın en önemli camileri arasında yer alan ve Endülüs Emevilerinin dünya mirasına katkıda bulundukları, bir dönemin ilim yuvası olan bu eser, içindeki sütunları kesilerek kilise haline çevrilmiş ancak daha sonra müze statüsüne getirilmiştir. Ayasofya’nın tekrar camiye çevrilmesi durumunda da Kordoba Cami‘nin kiliseye çevrileceği belirtiliyor.

Bu konuda İlber Ortaylı bir konuşmasında ”çevirin Kurtuba’yı mescide o zaman düşünürüz” açıklamasında bulunmuştur.

Bugün Ayasofya’nın müze statüsünden çıkartılıp camiye dönüştürülmesi bir Bakanlar Kurulu kararı kadar kolay olmayabilir. Türkiye’nin bu karar sonrasında yaptırım alacağı pek çok devlet ve pek çok alan bulunmaktadır. Ayasofya, sadece Türkleri ve Türkiye’yi ilgilendiren bir konu değil başlı başına uluslararası bir konudur.

Murat Bardakçı, bu konuyla ilgili olarak sembolle sayıyı karıştırmayın diyerek Ayasofya‘nın camiye çevrilmesini dile getirmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: