Başarısızlığa Uğrama Korkusu

Korkular bin bir türlüdür: İnsan her şeyden, her kişiden veya her nesneden korkabilir. İnsanı korku konusunda en çok tedirgin eden düşünsel çöküşler ve bilişsel öğretilerdir. Başarısızlığa uğrama korkusu bir düşün gerçekleşmemesine en büyük engeldir. Buna hayal kırıklığı yaşamayı istememek de diyebiliriz. Başarısızlık, insanı ne sebeple olursa olsun rahatsız eder. Evet yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır ama yenilgilerden sıyrılıp başarının adımlarını koşarak çıkmak evvela sağlam bir zihniyeti ve ihtiraslı bir tutkuyu taşımakla mümkündür.

Başarı, öncelikle doğuştan gelen bir yetenek olarak karşımıza çıkamayabiliyor. Bazı insanlarda başarı elde etmek şeytan tüyü gibidir. Siz ne kadar ondan uzak durmaya çalışsanız da o sizi hep takip eder. Başarının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair kaygı ya da korkular ise her insanda aşağı yukarı olan bir duygudur. Çekilmezdir.

Başarısızlığa uğrama korkusu, geçmişle de ilintilidir. Örneğin geçmişinde birkaç kez önemli ya da önemsiz konularda başarısızlığa uğramış kişinin bir sonraki hedefine yaklaşma biçimi ön yargısal nitelikler taşır. Adım atmakta zorlanılır.

Korku o derece büyük olur ki bazen en basit işlerde dahi başarısız olacağınıza hükmedersiniz. Normal şartlarda kolaylıkla yapabileceğiniz işler sizde büyük bir sorumluluğun altına girmiş gibi bir his verir. Bu histen sıyrılmak çoğu zaman sancılı bir süreçtir. Korkunun kesin ve net çözümü cesarettir. Deliliğe veya aptallığa kaçan bir cesaret değil aklıselim bir cesaret korkunun üstesinden gelebilecek yegane reçetedir.

Başarıya ulaşmak için önceki başarısızlık veya talihsizlikleri bir kenara bırakmak gerekir. Geçmiş, her zaman olduğu gibi başarı konusunda da sizi gölgeniz gibi takip eder. Önce geçmişinizle yüzleşmeniz gerekir. Başarısızlığa uğrama ön yargısından kurtulmak demek hatalardan ders çıkarmak, tüm ihtimalleri değerlendirmeye almaya başlamak demektir.