Bazen Bir Kişi İçin

Bir yeri yada bir şehri bazen bir kişi için terk etmezsiniz. Bir kişi sizi bir yere ya da şehre o kadar bağlar ki ne olursa olsun, tüm kötülükler bir araya gelse de terk etmezsiniz, çekip gitmezsiniz. Duygusal anlamda aşık olduğunuz birisi olmasına gerek yok, bir şey, bir anı, bir yaşanmışlık sizi bir yerlere bağlar. Bazen farkında olursunuz bilirsiniz failini ama bazen neden olduğunu bilmediğiniz bir şeyler sizi bir yerlere bağlar. Ne kadar çekip gitmek, def olmak isteseniz de başaramazsınız bunu.

O kadar güçlü bir duygudur ki bu elinizden hiçbir şey gelmez olur, kolunuz kanadınız kırılır tabirle. Bir yerlere gideceğiniz zaman, birilerine dönüşü olmayan sözler sarf edeceğiniz zaman, başınıza buyruk hareket edeceğiniz zaman hep o şeyler engeller sizi ve bazen bu şeyler hoşunuza gider. En azından dersiniz. En azından şu var dersiniz. O olmasa, çeker gider, bir dakika durmam dersiniz.

Ne garip duygu öyle değil mi akla bağlı kalmayıp duygularıyla hareket etmesi insanın. Ve böyle oluyor tüm katlanmalar. Yoksa niye katlansın ki insan.

Bazen şu sözleri de duyarız: “Allahtan parası iyi, yoksa…” Kimi zaman da böyle maddi şeyler. Fakat benim kastetmek istediğim şey tam olarak bu değil. Daha çok manevi duygular. Örneğin şirketinizde olmanızdan gurur ve mutluluk duyduğunuz birisi var. Sırf o kişi için işe geliyor. Sırf o kişiyi görmek için işinize katlanıyorsunuz. O kişi bilmese de sizde bu müthiş bağlanma var. Hani o kişi çıkıp gitse, siz de arkasından çekip gider, bir dakika bile düşünmezsiniz.

Bazen, ne kadar zararlı olsa da, böyle kişiler ya da böyle şeyler olmalı hayatımızda. Bizi bir yerlere bağlayacak, yeri geldiğinde fevri hareket etmemizi engelleyecek, kötü kararlar almamıza mani olacak insanlar olmalı hayatımızda.