Kötü Olan Özlenebilir Mi?

Kötüyü özlemek olur mu? Olur, insan daha kötüyle karşılaştığında eski kötüyü özlermiş, kötünün iyisi derler ya, işte kötüyü özlemek odur. Kötü de özleniyor, iyi neden özlenmesin? Kötü her zaman özlenir, en kötüyle daha kötüyle karşılaştığımızda.

Örneğin bir işte çalışıyorsunuz ve kabul ediyorsunuz işiniz cidden kötü, iyi olmayan şartlar altında çalışıyorsunuz. Bir gün başka bir işin kapısını çaldınız ve kapılar ardına kadar açıldı. Fakat bir şeyler oldu ve siz o yeni işinizden nefret ettiniz ve bir türlü sevemediniz. Yabancılık çektiniz ya da alışma süreniz epey vakit aldı, müdürleriniz ya daha mesai arkadaşlarınız size pek samimi gelmedi artık her neyse. Ve insan maziyi hep hatalarından arındırarak hatırladığı için eski olan sanki daha çok iyiymiş gibi gelecek. Halbuki eski işi de en az yeni işi kadar kötüydü ama insan bunu bilmez ya da hatırlamak istemez. Sanki geriye dönse her şey düzelecek gibi hisseder. Tıpkı her şeyi geriye alsa düzelteceğini hissettiği gibi.

Kötü işte böyle özlenir. İnsan için kötünün hududu da olmaz hem. Hep daha başka kötülerle karşılaştıkça kötü literatürü genişler. Var der, varmış, daha kötüsü de varmış. Yağmurdan kaçarken doluya tutulur kısaca. Her şeyi düzelteceğini sandığı sırada çoğu zaman daha kötüler bekler insanı.

Özlemek de ayrı bir his tabi. Onun da suçu yok değil. Olur olmadık şeyleri özler, hiç hatırlamak istemediğiniz şeyleri dahi özler. Mesela lise yıllarınızı hiç hatırlamak istemezsiniz lise okuduğunuz yıllarda ama üniversitede birden bire lise yıllarına ait bir özlem duygusu oluşur içinizde. Hiç şüphe yok ki çoğumuz hala lise yıllarına müthiş bir özlem duymaktayız. Kötü müydü? Evet, kötüydü hatta özlenmeyecek kadar. Ama zamanında kötü olan, şimdi iyi olabiliyor işte. O yüzden kimseyi, hiçbir şeyi aramam, özlemem dememek gerekir. İnsan en kötüyü dahi özler ta ki en kötüden daha kötüyü görene kadar.