Bir Başkasının Başarısına Sevinmek

Dünyadaki en zor şeylerden biri de bir dostunun başarısına sevinmektir. Ne saçmalıyor diyebilirsiniz. Evet, gerçekten de en zor şeylerden biridir bu. Bir dostun başarısına sevinmek veya sempati duyabilmek erdemdir. Erdem, Cemil Meriç’in dediği gibi karşılık beklemeden yapmaktır. “İyilik yapan mükafat beklediği an tefecidir”

Bir başkasının başarısına sevinmek ya da bir başkasının başarısına sempati duyabilmek büyük bir erdemdir. Ülkemizin en büyük sorunlarından biri, başarılı olanların ayaklarından aşağı doğru çekilmesidir.

Cehennemde, her milletten insanın toplandığı çukurlar varmış. Fransız’ı, İngiliz’i, Sudanlısı, Hintlisi vesair her milletten insan ayrı ayrı çukurlara atılmış. Çukurdan çıkabilmek ise oldukça zor. Herkesin birbirinin omzuna çıkması gerekirmiş. Her çukurun başında da bir tane zebani bırakılmış, olur da çıkmayı başaran olursa kafasına vurup gerisin geri çukura düşsün diye.

Hangi çukura atılacağı belirlenmemiş birisi, zebanilerin kendi aralarında konuştuğu sırada çukurları gezmeye başlamış. Bakmış ki her çukurda insanlar birbirlerinin omuzları üzerinde yükselmeye çalışıyor. Tam çukurdan çıkacak olan biri olduğunda çukurun başında bekleyen bir zebani çıkan kişinin kafasına sopayla vuruyormuş. Teker teker sormuş; bunlar hangi milletten? Japon, Avusturyalı, Koreli… Neredeyse her çukurlarda zebaniler, çıkmayı başaranların kafasına vurup aşağı atıyormuş. Fakat bir çukurun başında hiç zebani bırakılmamış. Merak edip çukurun yanına gitmiş içeride yüzlerce insan var.

Zebaniye sormuş: Bu çukurda neden sizden birisi yok? Zebani şöyle konuşmuş:

– Onlar Türklerdir. Ne zaman içlerinden birisi ayağa kalkıp yukarı tırmanmaya çalışsa, diğerleri ayağından tutup onu aşağı çeker. Bizden birisinin de orada durması gerekmez.

İnsanların yukarı tırmanan birilerini her zaman ayağından çektiği, kendi çukuruna çektiği bir dünyada yaşıyoruz. Bilhassa biz Türkler olarak bu huyumuzdan yüzyıllardır kurtulamadık. Velhasıl bir başkasının başarısına sevinmek erdemdir; her şeyden önce çok zordur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: