Kış Erken mi Geldi?

Bu sene kış epey erkenden geldi. Kışlıklar çıkması gereken yerlerinden bir ay önce gardroplarda yerlerini almaya başladı. İnanılmaz soğuk bir hava var. Daha Kurban tatilinden çıkalı 20 gün olmuşken soğuk havalar giriş, gelişme ve sonuç kısımlarını atlayarak doğrudan sonuç kısmına geçti: Soğuk. Gece zaten soğuk; gündüzleri de bir o kadar serin.

Geçtiğimiz yıllarda hava bu aylarda Eylül başı ya da Ağustos sonu kadar sıcak olmasa da en azından cengaverlik yapılıp tişörtle dışarıya çıkılacak kadar idealdi. Oysa şimdi bırakın tişörtü Sweatle dahi çıkılmıyor. Mont, kaban ya da yünlü, tüylü bir şey gerek.

Kış günlerinden, yağmurdan veya kapalı havalardan nefret eden insanlar için koskoca bir altı ay, dolu dolu vakit geçirmek için sırasını bekleyen kış ayı, şimdiden ilikleri dondurmaya and içmiş gibi gözüküyor.

Kasvetin buram buram koktuğu bu uzun geceli, bol bulutlu, kemik sızlatan kış aylarının gelmesi de haliyle tabiat ananın insanoğluna vedası anlamına geliyor.

Uzun bir müddet balkon sefası, güneş banyosu ve şort terlik akşam üstü gezmelerini yapamayacak olmanın üzüntüsü şimdiden kendini belli ediyor. Mağazalar bile kışlıkları vitrinlere indirmiş, yazlıkları depolarına çekmişler.

Bari Kasım gelseydi dedirten kara kışı en iyi atlatmanın yolu, kışa özgü şeyler yapmakta. Kestane, mantar, kartopu gibi geçiştirmelik aktiviteler ile kışı geçirmeniz ve yaza bomba gibi bir giriş yapmanız dileğiyle. Hoşçakalın.