Bir Dönüm Noktası: Midway Deniz Savaşı

Pasifik’te dengeleri tamamiyle değiştiren, II. Dünya Savaşı’nın en önemli dönüm noktalarından biri: Midway Savaşı.

 

Pearl Harbour Baskını’ndan sonra Japonya’nın bu savaştaki amacı stratejik öneme sahip Midway adasını almaktı.

 

Dev Japon Armadası yeni keşifler yapmak ve Midway’ı almak için harekete geçer. Pearl Harbour’dan tabiri caizse ağzı yanan Amerikalılar artık ipleri daha sıkı tutmaya başlamıştır. Olası Japon saldırılarına karşı Japon donanması her an dinlenmekte ve Amerikan donanması teyakkuzdadır.
Uzun çalışmalar sonucunda Amerikalılar Japon telsizlerinde bir kelimenin çok sık kullanıldığını fark ederler: AF

 

Daha sonrasında üzerinde durdukları bu kelimeyi anlamaya çalışırlar ve ihtimaller 3-4’e iner ama tam olarak emin olamazlar. Hawai’nin kuzeybatısındaki Midway en kuvvetli ihtimal olarak belirlenir. Ortaya bir yem atılır.
Hawai’deki Amerikan karargahı Midway’den Hawai’ye açık bir telsiz mesajı çekmesini ister:

“Tatlı su kondansatörümüz bozuldu, acele yardım gerekiyor. ”
Bu mesajın Japonların dikkatlerini çekmemesi imkansızdı. Japonlar ‘tam zamanı’ diyerekten harekete geçerler. Japon İmparatorluk Filosu komutanı Nagumo kötü bir haber alır. Hava harekatı başkanı Genda ağır bir gribal enfeksiyona yakalanmış, yardımcısı Fuçida ise apandisit ameliyatı olduğundan harekata katılamıyordu. Pearl Harbour’u Genda başlatmış ve Fuçida yönetmişti. Yerine gelenler çaylak ama daha çok beceriksizdi. Nagumo buna ne kadar canı sıkıldıysa da harekete geçmek zorundaydı.

 

Japon donanması dört savaş gemisi ve on bir zırhlıdan oluşuyordu. Amerikan donanmasının tamamını birkaç saat içinde yok edebilecek güçteydi. Hatta Japonların Midway’a saldırısı kesinleştiğinde Amerikalı subaylar savaşı kaybedeceklerini dillendiriyorlardı. Zira Pearl Harbour, Amerikalılar üzerinde çok büyük bir etki meydana getirmişti.
Ama savaşlarda olağanüstü ve beklenmedik olaylar cereyan etmişse bin katın büyüklüğündeki düşmanı dahi yok edebilirsiniz.

 

Nitekim kader bu savaşta Amerikalıların yanındaydı ve Japon donanmasını beklenmedik olaylar dizisi bekliyordu. Bu arada Amerikalılar Midway açıklarında Japon donanmasını beklemeye koyulurlar.

 

Yola çıktıklarında çok geçmeden inanılmaz derecedeki sisle karşılaşırlar, planları alt üst olur ve hızları yavaşlar. Telsiz sistemi bozulan Japon donanmasında iletişim kopar, zaten az gelişmişlik olan Japon radar sisteminde arıza meydana gelir ve üç Amerikan savaş uçağının yeri tespit edilemez.

 

Keşif uçaklarının raporları filoya iletilemez havada, yüksek irtifada ana filoyu koruyan hiçbir uçak yoktu ve üstüne keşif uçaklarından cevap alamayan dört savaş gemisi hangarlarına bomba ve bombardıman uçaklarını çıkarmaya başlamıştı. Güverteler tamamen korunaksızdı.
16 Amerikan pike bombardıman uçağı koruyucu uçağın olmayışını fark eder ve Japon savaş gemilerine ardı ardına saldırılar gerçekleştirir. Uçakların havadan attığı bombalar Japon savaş gemilerini tamamiyle batıracak kuvvette değildi.

 

Japon donanması çok hızlı reaksiyon gösterir ve saldırıyı püskürtürdü fakat güvertedeki patlayıcı maddelerin üzerine Amerikan pike uçaklarının yoğun bombardımanı üç Japon savaş uçağını dakikalar içinde alev topuna çevirmeyi başarmıştı.

 

Savaşta Japonya tarafında 3500 kişi ölmüş. Japonya 332 uçağını ve 4 savaş gemisinin yanında 1 ağır kruvazörünü de kaybetmiştir. ( Martin Gilbert, the Second World War pg. 330 )
Bu savaştan sonra Pasifik’teki üstünlük Amerika’ya geçmişti. Japonya bu savaşı kazanmış olsaydı Amerika’yı kendi kara sınırlarına hapsedip dünyayla etkileşimini tamamiyle kesmiş olacaktı. Savaştan yenilgiye ayrılan Japonlar bundan sonra savunmaya geçerler.

 

Japonya bu yenilginin etkilerini uzun yıllar üzerinden atamamıştır. Tıpkı Amerikalıların Pearl Harbour’u üzerlerinden atamadığı gibi.

 

Hiroşima ve Nagasaki’nin bombalanmasına kadar olan yaklaşık üç yıllık süreçte Pasifik ‘tamamiyle’ Amerika’nın kontrolündeydi.

 

Midway bir dönüm noktasıydı. Hem Japonlar için, hem de Amerikalılar için.

 

Amerikalılar için altın tepside bir fırsattı. Japonlar için sonun başlangıcı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: