Değişime Reddiye

Değişen zaman ve değişen mekandan bağımsız değişen hiçbir şey yok hayatta. Ne sefaletin, ne cehaletin, ne ilim ne de irfanın değiştiği var. Değişen sadece zaman ve mekan. Değişen sadece algı: değişiklik algısı. Kimsenin değiştiği yok. Duygular, düşünceler, söylemler, ifadeler sadece zaman ve mekan değiştiği için değişiyor gibi görünür oysa ne duygunun ne de düşüncenin değiştiği vardır. Değişmeyen tek şey değişimdir sözünü anlamsız buluyorum. Yine aynı şekilde Descartes’ın “aynı derede iki kez yıkanmaz” sözünü de. Hiçbir şey değişmiyor. Söylediğimiz sözler daha önce söylenmiş olanların tekrarı sadece. İcat ettiklerimiz hep bir öncekinin üzerine konulmuş şeyler. Kısaca her şey çizgisi belirlemiş, mahdud, mukadder. Ne o çizginin dışına çıkıp çizginin ötesine baktığımız var ne de sınırları değiştirdiğimiz. Değişen hiçbir şey yok. Savaşlar, savaşlar hala devam ediyor. Ölüm, her gün binlercesi ölüyor. İnsan, insan her zaman aynı insan; kendi doğasında, bencil ve sonunu kestirebilmek için her şeyini ortaya dökebilen varlık. İnsan, Adem’den beri aynı insan. Sadece zamanı ve mekanı değişti diye insanın değiştiğini söyleyebilir miyiz?

Yalan, ihanet, gözyaşı, merak, cinsellik, aşk ve ihtiras yaşamın her alanında var. Örneğin aşk, cinselliğin kamuflesidir demişti bir hocamız. Hepsini bir arada tuttuğumuzda özde tek şey kalıyor: İnsan ve bencilliği.

Bencilliğin kamuflesi olarak da değişim gösteriliyor. Kavramlarda kuramlarda ve dahi her şeyde bu var. Bir şeyin değiştiği yok. Her şey ama her şey, özde tek bir şeyle ilintili: İnsan. Eğer işin içinde insan varsa değişimden söz edemeyiz.

Eğer doğanın bizim üzerimizde zoraki bir değişimi yoksa ki yok, değişimden söz edemeyiz. Doğa bizi değiştirmez mi? Elbette ki değiştirir ama insanın var olma ve yaşama amaçlarından biri de doğanın kendisi üzerindeki etkisini sınırlamak. Teknolojinin de devam edilmesindeki sebep bu. Kaderi elinde tutmak.

Değişim sırf bu nedenlerden ötürü, saçma ve içi boş bir kavramdır. Değişimi uyduran da yine insandır. Eğer işin içinde insan varsa tıpkı değişim gibi pek çok şeyin içi boş ve yapaydır.

Bu bir anti humanitik yaklaşım değildir. İnsan, pek çok şeyin içine etmiştir.

Değişime güzelleme için;