Değişim Üzerine

Değişim, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir sözüyle değişimini tescillemiştir. Değişim, aynı derede iki kez yıkanmaz sözüyle de değiştiğini anlamıştır. Değişmek, değişim ve değişimler; başkalaşmak, evrilmek hayatın hangi safhasına bakarsanız bakın doğada var olan ve olmaya devam edecek yegane olgu.

Descartes “Aynı derede iki kez yıkanmaz” derken zamanın ne kadar değişebilir olduğunu, aynı şeyleri ve aynı yöntemi yapabilmek için aynı zamanın bir daha gelemeyeceğini anlatmak istemişti.

Doğa sürekli bir değişim halinde, mevsimler, atmosfer, ağaçlar ve kuşlar sürekli değişiyor ve doğada olan her şey sürekli bir değişim halinde.

İnsan, insanın dünü ile bugünü bir mi? Her gün ve her an değişiyor. Otobüse bindiğiniz zaman ile otobüsten indiğiniz zaman diliminde bile değişiyor insan. Biyolojik ya da zihinsel olarak her an değişim içinde.

Zaten değilimin olmadığı bir dünyayı düşünebilir misiniz? Ölmek yok ya da yaşlanmak. Hiçbir şey yok; ilerleme, gelişme ya da birikim. Her şey zihninizin ilk algıladığı şekliyle var.

Değişimin olmadığı bir düzeni inşa ettiğimizde öğrenmenin hiçbir yolunun da olmadığını görürüz. Değişim olmazsa elbette öğrenme de olmayacak. Değişimin olmadığı bir dünyada ne öğrenilebilir ki?

İnsanı heyecanlandıran da değişimdir bir nevi. Değişimlere karşı insan tepki gösterir; üzülür, heyecanlanır ya da ağlar, söver. Değişimin olmadığı düzende de hiçbir heyecan duygusunun olmadığını görürüz.

Değişim, örneğin olmasaydı devrimler ve çağlar, önemli şahsiyetler ya da bilginler olmazdı. Kitap yazan, kitap okuyan kimseler bulunmazdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir