Dükkanın Önünü Kapatın

Dükkanın önünü kapatmayın kardeş. Bu lafı bazen duyarız fakat bu bizim ticaretten ne kadar az anladığımızın göstergesidir. Çoğunlukla da bu esnaflar pek bir şey beceremez karınlarını zor doyuran ve esnaflıktan pek nasibini almamış insanlardır.

Ticaret yaparken özellikle bir mağazanız var ve parekende satış yapıyor iseniz, mekanınızın dolu görünmesi çok çok önemlidir. ‘Nerede hareket orada bereket.’ sözü bu konuda çok doğru söylenmiştir. Hatta siz de bir cafe açmayı planlıyor iseniz. İlk günlerde daha kalabalık görünmesi için dükkanın önünü kapatabilirsiniz.

Dükkanın önünü kapatmaktan kastım aslında kalabalık olması, her tarafın müşteri ile dolmasıdır. Dışarıdan bakan biri işletmeniz hakkında genel bir bilgi edinmek için hızlıca mekanı süzer ve inceleyebileceği çok az veri vardır.

‘Abi hiç müşteri gelmiyor ya!’ diye söylenen esnafı çok duymuşuzdur. Bu işletmelerin büyük problemi tasarım harikadır ve içerde bir tane dahi müşteri yoktur ve muhtemelen böyle beklemeye devam ederler ise olmayacaktır. Çünkü bir girdap gibi bir durumun içindedir. Girdap derken, dışarıdan bakan müşteri için çok soğuk bir görünüm anlamına gelir. İçerisi bomboş hatta açık mı olduğu bile belli olmayan bir mekanda hiç kimse oturmayı istemez.

Hatta reklam bütçenizin bir kısmını aktarıp çok ilginç derecede indirimler yaparak, belli bir süre dükkanın kalabalık olmasını sağlayabilir ve çarkı döndürmeye başlayabilirsiniz. En iyisi dükkanın önünü kapatmak.

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.