Edebiyat Nedir? Ne İşe Yarar?

Edebiyatın büyüleyici yanı yüzlerce kelimede anlayacağınız şeyleri birkaç cümleyle anlatabilmesinden gelmektedir. Edebiyat, en güzel yanını bu özelliğinden almaktadır. Tarif edilememiş duyguları, tecrübe edilenleri “işte bu” diye düşündürmesidir edebiyat dediğimiz şey daha çok. Ve edebiyat, her şeyden önce tarif edilemeyen bir şey bırakmamak demektir.

Edebiyatın diğer önemli büyüleyici yanı kelimelerin birbiriyle ahenk içinde bir araya getirilmesidir. Bazen bazı kelimeler nasıl böyle bir araya gelip dünyalar ifade edebiliyorlar diye şaşırmaktan kendimizi alamadığımız durumlar oluyor. Örneğin “Başına diktikleri o taş ne zaman dokunsam soğuktur oysa ben dokunduğumda ısınırdı sanki biraz” mısralarında Didem Madak dünyaları anlatmıştır. Ama biz bu kelimeleri günlük yaşamda farkında olmadan ne kadar da çok kullanıyoruz.

Edebiyat, bizim anlam yüklediğimiz kadarıyla edebiyattır aynı zamanda. Biz, ne kadar değerinin farkına varırsak o bize fazlasıyla değerinden bir şeyler katar. Örneğin insanı naif biri kılar; hassas kalpli kılar. Her şeyden önce, dünyayı daha iyi anlamımıza sebep olur. Yazarlar ve şairlerin yüzyıllar boyunca yazmış oldukları eserlerin ve içeriklerin yegane amacı dünyanın tüm duygularını ortaya çıkarmaktır. Bazen sokakta kalan aç bir insanın ruh halini; bazen sanayide çalışan demir işçisinin durumunu; bazen de Fransız mürebbiyelerin elinde yetişmiş, varlıklı aile çocukların psikolojik düşünce şeklini öğrenmiş oluruz.

Edebiyat kısaca size başka bir dünyalar sunar ve size o çerçeveden bakmayı öğretir. Bakmayı öğretmek demek tamamen o pencereden bakmayı düstur edinmek anlamına gelmemeli. Edebiyat ve kitap insana sadece tünelin sonundaki ışığa nasıl gidileceğini söyler ve gitme işini insana bırakır. Gidip gidememek veya yapıp yapmamak bize ve bizim maharetimize kalmıştır.

Ve edebiyat son olarak birilerinin deyimiyle boş bir alan değil; insanı her yönden geliştiren kutsi bir alandır. Bizim edebiyata bu kadar kıt bir bakış içerisinde olmamızın sebebi edebiyata diğer tüm alanlardan daha az değer vermemizden gelir tıpkı diğer önemli alanlara değer vermediğimiz gibi.