Ekspresyonizm (Dışavurumculuk) Nedir? Dışavurumcu Resmin Özellikleri Nelerdir?

Dışavurumculuk veya ekspresyonizm. 20. yüzyıl Almanya’sında ekonomik istikrarsızlık ve politik buhran zamanlarında ortaya çıkan sanat akımıdır. Ekspresyonizmde doğanın birebir yansımasının dışında iç duyguların öne çıktığı görülür.

Dışavurumculuk akımı, Almanya’da dönemin dominant sanat akımları arasında yer alan;

1. Natüralizm 

2. Pozitivizm

3. Empresyonizm 

Gibi sanat akımlarına tepki olarak doğmuş bir sanat akımıdır. Dışavurumculuk akımı, 1900’lerin başından İkinci Dünya Savaşına kadar olan dönem içerisinde başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde baş gösteren ekonomik istikrarsızlık ve siyasi krizler nedeniyle ortaya çıkmıştır. 

Dışavurumculuk akımından etkilenen ve eserlerini bu yönde yapan sanatçılara ekspresyonist veya dışavurumcu adı verilmektedir. 

Ekspresyonizm, 19. yüzyıla damgasını vuran gerçekçilik ve idealizm gibi fikir ve sanat akımlarına karşı natüralizm karşıtı bir öznelliği bünyesinde toplamıştır. 

Öte yandan ekspresyonizmin etkilendiği kaynaklar arasında Cermen halk sanatı ve kabile sanat şekilleri de bulunmaktadır. 

Ekspresyonist bakış açısına göre sanatın en temel amacı, sanatçının içinde bulunduğu ruh halini renk, çizgi, boyut ve kütle aracılığıyla dışa vurmaktır. 

Sanatçının içinde bulunduğu duyguları daha etkili yansıtabilmek için sanatçılar, geleneksel kuralların dışına çıkmış ve gerçeğin biçimini bozma yöntemini kullanmışlardır. Ekspresyonist yaklaşım, sanatçının öznel duygularına dayanmaktadır.

İspanyol Rönesansının önemli ressamları arasında yer alan El Greco ve Alman Rönesans sanatçısı Matthias Grünewald’ın eserleri dışavurumcu öğelerle doludur. Terim, sanatta ortaya çıkmasından evvel de kullanılan bir yöntemdi. Fakat sıfat anlamında ekspresyonizm, 20. yüzyıl sanat eserlerinde tam anlamıyla kullanılır. 

Dışavurumculuk akımı, sadece resim alanında değil edebiyat, film, heykeltıraşlık, mimarî, müzik, resim, tiyatro gibi sanat dallarında da etkili olan bir akımdır. 

 Dışavurumcu Resim Özellikleri 

 Edvard Munch’un Çığlık Tablosu

Munch’un The Scream (Çığlık) adlı tablosu, ekspresyonizm akımının en belirgin özelliklerini bünyesinde taşımaktadır. Belli belirsiz çizgiler, şekiller ve abartılmış renklerle tablo, sanatçının içinde bulunduğu durumu dışa aktarmayı büyük ölçüde başarmıştır. Bu tablo üzerinden ekspresyonizm hakkında: ”19. yüzyıl rasyonalizm ve idealizmine karşıt anti-natüralist bir öznellik taşımaktadır.” yorumunu yapabiliriz.

Ekspresyonizm akımından etkilenen bir eseri yorumlarken kullanılan renklere dikkat etmekte fayda vardır. Sivri ve keskin çizgilerin yanı sıra kırmızı ve kırmızının tonları eserde ”öfke” temasının hakim olmasını sağlayan bir unsurdur. Dairesel şekillerin yanı sıra mavi ve tonları ise daha çok sakinlik ve dinginliği ifade etmektedir.

Önemli dışa vurumcu ressamlar arasında Edward Munch, Kirchner, James Ensor ve Oscar Kokoschka gibi isimleri saymak mümkündür. Pek çok kaynakta Edward Munch, Ensor ve Kokoschka, ekspresyonist öncüler olarak geçmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: