Ev Üzerine

İnsanlık çağlar boyunca kendine sunulan imkanları daima geliştirme, onu daha yaşanılabilir hale getirmeyi hedeflemiştir. Tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda tekerleğin icadından bil itibar çevremizdeki bütün kullandığımız eşyaların hepsinin bir hikayesi, bir başlangıcı vardır. Kimisi tesadüfen keşfedilmesine karşı; kimisi ise uzun uğraşlar sonucu meydana geldiğini söylemek gerekir. Peki insanlığın olmazsa olmazlarımızdan, yaşam mahallîmiz olan evlerimiz de bir hayli uzun bir süre zarfında pek çok değişime uğramıştır. İlk çağ uygarlıklarda mağaralarla başlayan bu serüven, günümüz çağında geldiği nokta insanın hayal gücünü zorlar vaziyettedir. Her ne kadar tarihçilerin bize müsavi bilgiler çerçevesinde insanlık yaşama ilk mağaralardan başlandığı gerçeğine dayansa da tarihi kalıntılar ışığında, ilk insanların kendilerinin de taşlardan bir baraka yaptığı da söylenilmektedir. Bunun yanında da ağaç kovuklarının da bahsi geçmektedir. O zamanın imkanlarında süregelen sonraki dönemlerde insanın doğa ve madde ile ilgisi artması, yeni bilgiler edinilmesi sebebiyle artık bu çağda insanoğlu pişmiş toprak, ağaçları şekillendirmeler gibi yeni mucibler vasıtasıyla, evlerin inşasına geçilmiş yeni meskenler edilmiştir. Yine o dönemde yaşadığı çevrenin iklimi, jeopolitik gibi nedenler ev yapımında önemli faktörlerden sayılmıştır. Günümüz evlerimizde yaşam mahalleri ise bilimin zirve yaptığı bu zamanda gerekli stabil mukavemet hesapları ile insan aklını sınırlayacak akıl almaz yaşam yerleri yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Bunların en barizi, manzarasıyla akıllarda iz bırakan Dubai’deki Burç Halife binasıdır. 828 metre boyu ile Dünyanın en uzun binası sayılmaktadır. Gelecekte ise zamanın projelerinden olan belki de gökdelenlerin yerini alacak olan asma evlerdir. Bu asma evler uzaydan boşluğunda sabitlenerek adeta yeni bir ev düzeni getiriyor hatta bu sistem ile Çin’de uyuyan birisi Amerika’da uyanılabileceği tahmin ediliyor.
F.M. Koray Özdoğan