Günü Kurtarmak

Günü kurtarmak, ülkemiz vatandaşlarının kahir ekseriyetinin dahil olduğu bir yaşama biçimi. Yaşlısından gencine; zengininden fakirine kadar hemen hemen her kesimden insan bir şekilde günü kurtaran ya da günü kurtarmak için yaşamaya devam ediyor.

“Şu günü geçirelim de yarın bakarız” cümlesi tam anlamıyla bu görüşün tezahürüdür. Yarın bakarız.

Sabah kalktığınızda yapacak bir işiniz olmadığında ya da artık yapmak istemediğiniz işleri yapmak zorunda kalmışsanız bir süre sonra günü kurtarma bataklığına düşmüşsünüz demektir.

Ülkemiz insanları, insanımız, arabasının bakımını yaptırmaz, arabaya benzin almaz ta ki araba stop edinceye, marş basmamaya başlayınca. Günü geçirir. Yarın bakarım ya da yarın atarım görüşü, günü kurtarma düşüncesidir.

Türkiye’de her kesimden insan bu günü kurtarma bataklığına saplanmış durumdadır.

Mesela öğrenciler için de durum aynı. Dersleri vereyim ya da şu dersten şu notu alayım düşüncesi de “günü kurtarma” düşüncesidir.

İnsanımız uzun planlar, gelecek planlanması yapmıyor. Bekliyor, bekliyor ki başına bir felaket ya da bir müsibet gelsin. Gelsin de ders alsın. Bir daha yapmasın. Bir müsibet bin nasihatten iyidir sözü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı.

Geçmişimizde de bu böyle olmuş hep. Hep bir zamanı kurtarma çabası içine girmişiz. Hani şimdi bir kesimin ağzından düşürmediği “büyük resim” varya işte biz o büyük resmi tarihimizin çoğu safhasında göremedik. Hep günü ya da bir zaman dilimini kurtardık.

Baltacı Mehmet Paşa, o günü kurtardı. Prut’ta Rus ordusunu bir ucu bataklık diğer ucu ormanlık köşeye sıkıştırdı. Tamamen imha etmedi, günü kurtardı, geri çekildi. Sonra malumunuz Ruslara (Çarlık) karşı kazandığımız bir zafer yok. (Kırım Savaşı hariç, gerçi o da pek sayılmaz zaten)

Akşamı etmek için gündüzleri sürünüyoruz. En azından birazımız böyle. Diğer bir azımız ise 15 günlük yıllık izni için bir sene boyunca çalışıyor. Bir diğer azımız ise birtakım zorunluklarla “ehveni şer” bir hayat sürüyor.

Hüzünlü bir tablo mu çizdim? Evet. Tamamen ortada: Türkiye böyle bir coğrafya.

Doğu insanı genellikle günü kurtarma eğilimlidir. Gelecek hakkında planları yoktur. Doğu insanı “kervan yolda dizilir/düzülür” mantığı çerçevesinde hareket eder.

Gün bir şekilde biter aslolan geride bırakılan güne nasıl bir imza bıraktığımız.