Halit Hüseyin’in Uçurtma Avcısı’ndan Okuru Derinden Etkileyen 10 Muhteşem Alıntı

Halit Hüseyin ya da Khaled Hossein, Uçurtma Avcısı adlı kitabıyla tanınan ve daha sonra “Ve Dağlar Yankılandı” ile “Bin Muhteşem Güneş” isimli seri kitapları yayımlanan yazar, özellikle Uçurtma Avcısı adlı kitabıyla büyük beğeni toplamıştı. Bu yazıda Uçurtma Avcısı’ndan 10 muhteşem alıntıyı sizlerle paylaşacağız

Dikkat Spoiler İçerir

Afganistan’ın Sovyetler’in işgali öncesi ve sonrasında yaşadığı toplumsal ve kültürel değişimleri bir çocuğun gözüyle aktaran yazarın Hasan adlı bir diğer arkadaşı ile başından geçen maceraları muhteşem bir dille aktarıyor. Dram, komedi ve trajedinin hakim olduğu kitapta, insanı derinden etkileyen onlarca cümle; binlerce kelime var.

10 muhteşem alıntıyı aşağıda 👇 görmek mümkün. Uçurtma Avcısı – Halit Hüseyin

1-) Yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Anlıyor musun?

2-) Baba, kötülerin bile canını yakmanın günah olduğunu söylerdi. İstemeden kötü olmuşlar, bazen de düzelirlermiş.

3-) Çığlık atmak istiyorsun. Becerebilsen, atacaksın. Ama haykırmak için soluk almak gerek.

4-) Rahim Han güldü. “Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdigin renklere boyayamazsın.”

5-) Dürüst olunduğu sürece korkaklık Dünyanın sonu değildir. Ama ne zaman ki bir ödlek kim olduğunu unutur… İşte o zaman Allah yardımcısı olsun.

6-) İlkokul birinci sınıf kitabımı bile okuyamayan Hasan, beni rahat rahat okuyordu.

7-) Ne göreviymiş bu? Zinacıları taşlamak mı? Çocukların ırzına geçmek mi? Yüksek topuklu ayakkabı giydi diye kadınları kamçılamak? Hazaraları katletmek? Ve bütün bunları İslam adına yapmak?

😎 Kız arkadaşlarını gebe bırakır, evlilik dışı çocuk sahibi olurlar ama kimse ağzını açıp bir şey söylemez. Eh, deli kanlılar eğleniyorlar işte! Ben tek bir hata yaparım ve ansızın herkes nang, namus diye ciyaklamaya başlar; ömrümün sonuna kadar da başıma kakar!

9-) Yaptığı, tasarladığı, uğruna dövüştüğü, kaygılandığı, düşlediği onca şeyden sonra, yaşamının özeti işte buydu: Tepeden tırnağa bir hayal kırıklığı.

10-) Kaybetmeyi, acı çekmeyi yaşamın gerçeği sayar, hatta gerekli görürüz. Sonra da, zendagi migzara, deriz: Hayat devam ediyor.

 

Bir yerde okuduğum ya da birinden duyduğum bir cümleyi anımsadım: Afganistan’da çocuk çok ama çocukluk yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir