Orwell’ın 1984’ünden Günümüz Türkiye’sini Adeta Özetleyen 13 Şaşırtıcı Alıntı

George Orwell’ın 1984 isimli romanı, yazarın geleceğe yönelik kabuslarına yer verdiği, son zamanların en revaçta olan kitabının ismidir. Kitapta bireyselliğin yok edilmesi, insanların birer makine gibi tek tip hale getirilmesi, zihnin iktidar tarafından kontrol altına alınması ve daha birçok ayrıntı yer alıyor. Orwell’ın 1984 romanı, güncelliğini hiçbir zaman kaybetmeyecek bir başyapıt niteliğinde. Bu eşsiz eseri, Celal Üster’in harika çevirisiyle Can Yayınları’nda, klasikleşen kapağı ile okumak mümkün. Bu yazımızda ise George Orwell’ın günümüz Türkiye’sini adeta öngören 1984 adlı romanından dumura uğratacak birbirinden güzel alıntıları okuyacaksınız. Hazır mısınız?

1-) 

Bilinçleninceye kadar asla başkaldıramayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler.

2-) 

İnsan insana nasıl hükmeder ,Winston?
Winston biraz düsünüp “Acı çektirerek ” dedi.

3-) 

Parti güçlendikçe acımasızlaşacak; muhalefet zayıfladıkça, despotluk güçlenecek.

4-) 

Her türlü ahmaklığa inanabilirdi, yeter ki Parti tarafından söylensin.

5-) 

Ağır koşullarda çalışmaktan, boğaz kavgasından, komşularla didişmekten, sinema, futbol, bira ve en önemlisi de kumar yüzünden kafalarını çalıştırmaya fırsat bulamıyorlardı. Onları denetim altında tutmak hiç de zor değildi.

6-) 

Yaşamın yalnızca tele-ekranlardan yağdırılan yalanlarla değil , Parti’nin erişmeye çalıştığı ülkülerle de hiç banzeşmediğini görmek için çevrenize bir göz atmanız yeterliydi.

7-) 

Alt sınıf açısından, hiçbir tarihsel gelişme, efendilerinin adının değişmesinden öte bir anlam taşımamaktadır.

8- )

Ne var ki, hiyerarşik toplumu sürekli kılmanın sorunları bundan derindir. Egemen kesimin iktidardan düşebilmesinin yalnızca dört yolu vardır. Ya bir dış güç tarafından alt edilecektir, ya ülkeyi yönetmekte kitlelerin baş kaldırmasına yol açacak kadar yetersiz kalacaktır, ya güçlü ve hoşnutsuz bir Orta kesimin doğmasına engel olamayacaktır ya da kendine olan güvenini ve yönetme isteğini yitirecektir.

9-) 

Parti’nin erişmeye çalıştığı ülkü, muazzam, dehşetengiz ve heybetli bir şeydi: ürkünç makineler ve korku salan silahlardan oluşan bir çelik ve beton dünyası; uygun adım yürüyen, hepsi aynı şeyleri düşünen ve aynı sloganları atan, durmadan çalışan, savaşan, zafer kazanan, zulmeden bir savaşçılar ve bağnazlar ulusu; hepsinin yüzü birbirine benzeyen üç yüz milyon insan.

10-) 

Parti ne denli güçlenirse, o ölçüde hoşgörüsüzleşecek.

11-) 

Parti, iktidarda olmayı, yalnızca kendi çıkarı için istiyor. Başkalarının iyiliği bizim umurumuzda değil, bizi ilgilendiren yalnızca iktidardır.
Servet, lüks, uzun yaşamak ya da mutluluk değil,
yalnızca iktidar, salt iktidar.

12-) 

Eğer egemen olan kişi veya kişiler yıllardır bilinen gerçekleri değiştirmek istiyorsa o gerçekler yalan olur ve kimse sorgulayamaz hatta farkında bile olmaz.

13-) 

Sonunda parti iki kere ikinin beş ettiğini Söyler, siz de buna inanmak zorunda kalırdınız. Önünde sonunda bunu söylemeleri kaçınılmazdı: içinde Bulundukları konumun mantığı bunu gerektiriyordu.

Bir yazarın tüm söyledikleri mi bugüne işaret eder? Evet, Orwell’ın 1984 romanındaki sadece bu 13 alıntı bile insanı şaşırtmaya yetiyor. Kitapta, zihni uyuşturulmuş kitlelerden, iktidar partisinin hırsından, iktidar partisinin halkı nasıl uyuttuğundan ustaca bahsedilmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir