Halk Arasında Hırsızlık Hastalığı Olarak Bilinen Kleptomani Nedir?

Halk dilinde hırsızlık hastalığı olarak bilinen kleptomani, başkalarına ait olan bir eşyayı almak, çalmak ya da izinsiz olarak kullanmak gibi tüm toplumlarca etik dışı olarak kabul edilen hal ve davranışları sergileyen ve bu hal ve davranışların sonunda yaptığının kötü bir şey olduğunu bilmeyen kişilere özgü bir hastalıktır.

Kleptomani hastası insanların, yurt, apart ya da ev gibi çoğu zaman umuma açık yerlerde bir başkasının eşyasını izinsiz kullanmak gibi davranışlar sergilediğini görürüz.

Hastalığın ilk aşaması bir başkasının eşyasını ilk başta izinsiz olarak almak ve daha sonra aldığını söylemek gibi affedilebilir hareketlerdir.

Hastalığın ikinci aşaması ise bir başkasının eşyasını, eşya sahibinin izni olmadan kullanmak fakat bunun bilincinde olmaktır.

Hastalığın üçüncü ve son aşaması ise bir başkasının eşyasını izinsiz kullanmak ve bunun bilincinde olmamaktır.

Kleptomani hastaları bir başkasının eşyasını kullanırken bunun hırsızlık ve eşyayı gasp etme olduğunu bilmezler. Hırsızlık bir nevi hastalık haline gelir. Para, elbise, aksesuar ve ziynet eşyaları pek çok hırsızlıkta olduğu gibi Kleptomani hastalarının en çok çaldığı eşyalardır.

Hastalığın tıbben kanıtlanmış müspet bir tedavi yöntemi yoktur. Hastalığın ilerleyen süreçlerde aşırı boyutlara ulaşması, kişinin kendisini rahatsız hissetmesinin yanı sıra toplum tarafından dışlanmasına da sebebiyet verir.

Özellikle yurt gibi umuma açık ve eşya güvenliğinin sağlanması zor olan yerlerde Kleptomani hastalığında olan bireyleri görmek daha olasıdır.

Psikolojik hastalıkların tedavisi diğer hastalıklara nazaran daha zor olsa da kişi kendini bazı kriterleri düşünerek frenleyebilir. Örneğin din ve toplum. Dinen sakıncalı olan hırsızlık, toplum tarafından da etik değildir.