Halkla İlişkilerde Hikaye Yazmanın Önemi

Bir halkla ilişkiler yazarı iseniz herşeyden önce iyi bir hikaye yazarı olmalısınız. Kişiler ve kurumlar için hikaye yazmalı, hedef kitleye hikayenizi satmalısınız. Her konu hakkında hikaye yazma kabiliyetiniz olmalı. Sabahattin Ali gibi de hikayeler yazmalısınız Ömer Seyfettin gibi de hikayeler yazmalısınız.

Her Halkla İlişkiler yazarının temsil ettiği bir kurum elbetteki vardır ve her Halkla İlişkiler yazarı temsil ettiği kurum veya kişilerin var olan imajını kötüyse iyiye; iyiyse mükemmele çıkarmakla yükümlüdür. Toplumun alt dinamiklerinde neler var? Hangi şeyler veya hangi etkinlikler halkın dikkatini çeker ve kendisine daha yakın bulur bunları bilmesi ve fildişi kulelerde değil halkın arasında olarak bu sayılanları gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Bu yöntemin en meşru yolu hikayeler üretmek, yeni ve farklı hikayeler yaratmaktan geçer. Herşey için hikaye yazılabilir: Yeni çıkan teknolojinin son ürünü telefonlar hakkında da hikaye yazabilirsiniz, piyasaya yeni girmiş veya hali hazırda piyasada bulunan bir çikolata hakkında da hikayeler yazabilirsiniz. Ya da Türkiye pazarına taze girmiş bir kurum ya da marka hakkında genel intibasını yerli ve itibarlı bir marka veya kurum gibi gösterecek özgün ve ilgi çekici hikayeler de yazabilirsiniz.

Örnek verecek olursak Ülker’in her ürünü için ayrı bir hikayesi vardır. Çikolatalı gofreti için de Çokonat’ı için de Çubuk krakeri için de hikayeleri vardır. Neden Ülker her ürünü için ayrı hikayeler yazma ihtiyacı hissetmiştir? Çünkü insanlar hikaye dinlemeyi severler; sıradan sıkıcı ve kopya içerikler insanların algısını öldürür ve ilgisini çekmez fakat farklı ve özgün bir hikayeyle süslenmiş kampanya, ürün veya hizmet insanların gözünde ayrı bir öneme sahiptir. Şu an zamanında yazmış olduğu sağlam hikayelerin ekmeğini yiyen onlarca kurum, marka ve kişiler vardır.

Hikaye yazılırken elbette ki özgün, farklı ve ilgi çekici olmalıyız fakat hikaye yazarken en önemli ve en değerli kriter yalan söylememektir. Hikayenizde yalan ve gerçek olmayan bilgiler, yuvarlanmış ya da sallanmış rakam ve istatistikler olmamalı. Bunlar bir süre sonra kesinlikle fark edilir ve temsil ettiği kurum, kişi veya markaların imajını bir anda yerle bir edebilir.