Havalar Tam Elde Mont Taşımalık

Üsküdar’daki işimi halledebilmek için Mecidiyeköy’den yola çıktım. Dışarı çıkarken canım asistanım sirinin bana: ‘Hava soğuk gibi görünüyor.’ demesi üzerine montumu giydim, atkımı boynuma sardım ve en sıcak tutan botumu ayağıma geçirdikten sonra yola koyuldum. Otobüs durağına doğru yürürken sıcaktan pestil gibi olduğumu söylesem abartmış olur muyum? Tabii hava sıcak olabilir ama şu anda Şubat ayındayız. İstanbul’un havasına gerçekten güven olmuyor. Bu sene elde mont gezdirme mevsimi erken başlamış. Yazıma güzel güzel fotoğraflar eklemek ve biraz da Mecidiyeköy’de iş çıkışının ne kadar karmaşık geçtiğini anlatabilmek için bir cafede 30-40 dakika oyalandım. Saat 17.00 oldu haala hareket yok hayırdır inşallah. Otobüs durağına gelince Avrupa Yakası’nda yaşayıp toplu taşıma kullanan herkesin en az bir kez bindiği 30 M numaralı otobüsü beklemeye başladım. Neyse şanslıyım bu sefer fazla bekletmedi. Trafiğin yoğun olduğu saatlerde Mecidiyeköy-Beşiktaş arası genelde 30-40 dakikaya kadar sürer. Bu sefer şans hep benden yana 10 dakikada beşiktaştayım.

 

 

İstanbul’un havasına güven olmaz dedim size, siri haklıymış. Beşiktaş’ta hava buz gibi hemde inanılmaz derecede sis var. İki ilçe arası bu kadar sıcaklık farkını başka yerde görmedim. Boğaz havası sanırım. Hem ben hepte güzel güzel fotoğraflar çekemeyim değil mi?

 

 

Bir Ankaralı olarak İstanbul’u çok sevsem de tek hoşuma gitmeyen yanı bu dengesiz havası. Üsküdar’a motor ile yaklaşık 10 dakikada geldim. Hava günlük güneşlik. Montu tekrar elime alayım. Şaka gibisin İstanbul.

 

 

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.