I. Balkan Savaşı’nı Osmanlı Devleti’nin Kaybetme Nedenleri Nelerdir?

Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti’nin fiilen sonra erdiği, sonucunda Mondros Ateşkesi’nin imzalandığı Birinci Dünya Savaşı’ndan önceki en önemli ve en büyük savaştır. Zira bu savaş sonrasında Osmanlı Devleti, yüzyıllardır elinde tuttuğu Balkanları kaybetmiş; kendi iç denizi olan Ege’nin de yine kontrolünü başka devletlere bırakmıştır. Daha önceki yazılarımızda 1913 Londra Antlaşması’ndan söz etmiştik. Bu yazımızda ise kısaca Balkan Savaşları’nın kaybedilme nedenlerinden söz edeceğiz. Peki Osmanlı Devleti’nin Birinci Balkan Savaşları’nı kaybetme nedenleri nelerdir? Osmanlı Devleri Balkan Savaşları’nı neden kaybetti?

Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşı’nı Kaybetme Nedenleri 

  • Orduda görevli olan subay, asker ve kurmaylar arasında siyasi ayrım ve particiliğin başlaması; bu durumun ise emir-komuta zincirine yansıması savaşın kaybedilme nedenleri arasında yer alır.
  • İttihat ve Terakki Partisi’nin ordu içerisinde kendi kadro ve adamlarını görmek istemesi sonucunda İttihad-i Muhammedi taraftarı olan subayları askeriyeden tasfiye etmeleri ya da emekli etmeleri, savaşın kaybedilme nedenleri arasındadır.
  • Silah ve malzeme bakımından ordunun önemli eksiklerinin bulunması da bir diğer önemli neden.
  • Osmanlı Ordusunda görev yapan pek çok askerin zamansız bir şekilde terhis edilmiş olması da ikinci madde ile yakın bir nedendir.
  • Osmanlı ordusunun bir bölümünün Vahhabi İsyanı’nı bastırmak üzere Hicaz’a gitmesi de savaşın bir diğer kaybedilme nedenidir.

Balkan Savaşları’nın kaybedilme nedenleri arasında kolera salgını da oldukça etkili olmuştur. Osmanlı askerlerinin hatırı sayılır bir bölümü, kolera salgını nedeniyle hayatını kaybetmiş, ağır yaralananlar ise Yeşilköy’de (İstanbul) tedavi altına alınmıştır. Bu döneme dair notlar ve hatıratlara dayanan muhteşem bir yazıyı sizler için şöyle bırakıyoruz.

Yukarıda da değindiğimiz gibi Birinci Balkan Savaşı’nın kaybedilmesinin en önemli nedeni orduya siyasetin karıştırılmasıdır. Özellikle İttihat ve Terakki Partisi’nin devlet içerisindeki kadrolarda değişikliklere gitmesi, Cemal Paşa ve Talat Paşa gibi isimlerin baskıcı yönetimleri gerek ordu içinde gerekse yönetimde kendilerine olan muhalefeti artırmıştır.

Her ne kadar İttihat ve Terakki Partisi, II. Meşrutiyeti demokratikleşme adı altında yaptıklarını ve kendilerinin de buna uygun olarak hareket edeceklerini dile getirseler de yönetime geçtikten sonra politikalarını tamamen değiştirmiştir. Bu, orduda daha bariz bir şekilde görülmüştür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir