Kahraman Tazeoğlu: Fazla İmgeci Popüler Şair

Kahraman Tazeoğlu, Türk şair, yazar ve radyo spikeri. 10 Ağustos 1969 (47)  yılında İstanbul’un Cevizli semtinde dünyaya geldi. Yazar, eğitimini İstanbul’da tamamladı. Daha sonra Kadıköy FM’de radyo spikeri olarak, şöhret basamaklarının ilk adımını atmış oldu. İlerleyen yıllarda kitaplarını yayınlama imkanı da bulan yazar, şu anda Radyo 7’de spikerlik yapmaktadır. Aynı zamanda Türkiye’nin en popüler şairlerinden biridir. Yazar kendi hayatından şöyle bahsediyor:

İstanbul’un çileli ve kesmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep ‘düşünen’ bir çocuk olarak büyüdü. Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve ‘oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık’ dedi. Hâlbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç Kahraman’dı. Kadıköy FM’de yayına başladı. Sonraki rüzgârlar onu başka radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu.

Kahraman Tazeoğlu’nun biyografisi bu şekilde. Gelelim işin hak ve aynı zamanda doğal kısmı eleştiriye. Fazla imgeler var. Aşırı melankolik şiirler; Tazeoğlu şiirlerinin genel havasına baktığımızda insanları gereksiz ve yersiz olarak bir mutsuz etme söz konusu. Ve İkinci Yeni şairleri kadar olmasa da hayali imgelere oldukça takmış bir yazarımız. Mesela aşkından ölecek durumda olan insanların son durağı olabilecek, yeteri derecede kafayı sıyırmış ve sevgiden dolayı sağlıklı düşünemeyenlerin bir sığınağı olarak değerlendirmekte herhangi bir kusur görmüyorum. Kaldı ki Tazeoğlu’nun şiirlerine, sözlerine ve hatta kitap isimlerine baktığımız zaman bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Mesela bir kitabının ismi: Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi, diğeri Susacak Var.

Kabul ediyoruz ki, ilk okunduğunda anlaşılan şiir, şiirsel anlamda oldukça değerli değildir. Fakat Kahraman Tazeoğlu’nun şiirlerine baktığımız zaman hem anlaşılma noktasında eksiklikler var hem de edebi açıdan hataları olduğunu görüyoruz. Okunmak ya da okuyucuya bir değer katma veya estetik amacı gütme gibi bir hedef yok. Sadece okuyucuya duyguyu birkaç dolambaçlı sözle anlatmak var. Bu ise Kahraman Tazeoğlu’nun şiirlerini bir sanatçı bakış açısıyla mı yoksa popülerlik veya zanaat amaçlı bir değerlendrimeyle mi yazdığı sorusunu akıllara getiriyor.

Hayran kitlesi o kadar değişkenlik gösterebiliyor ki 7’den 70’e herkes Kahraman Tazeoğlu’nu dinleyebilir, şiirlerini okuyabilir ve hatta ezberleyebilir hale gelmiştir. Kitlenin zevklerini ve tercihlerini sorgulamak bir hatadır. Onun dışında Kahraman Tazeoğlu’nun kendini geniş bir kitleye bu denli benimsetebilmesinin altında yatan en önemli sebep, popüler şiirlerin daha çok Kahraman Tazeoğlumvari bir yaklaşımla yazılmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Fakat şöyle bir gerçek de var: Sadece duyguları iyi ifade edebilmek iyi bir şair olmak demek değildir. Kahraman Tazeoğlu okuyan insanların sıklıkla ”benim bu” dediklerini duyarsınız. Bu onun tespitleri ve durum analizlerini çok iyi yaptığını gösterir ama popülerdir ve ömrü uzun değildir. Mesela Kahraman Tazeoğlu’nun şiirleri ezberlenilen şiirler değil, sosyal medya hesaplarında paylaşmalık sözlerdir.