Gösteriş Toplumu

Dünyada tek kişi kalsa dahi ahlaktan bahsedebilir miydik? Bahsetmeliydik belki. Dünyada tek kişi kaldınız öbürlerini uzaylılar aldı götürdü ve sizi unuttu. Dünya üzerinde ne var ne yok; tüm zenginlikler, petroller, işlenmemiş altınlar ve dahi onlarca şey bir anda sizin oldu. Ahlakınız değişir miydi? Örneğin acıktınız ve normalde oranı sahibi olan fırıncı ortada yok. Gidip alırmıydınız ekmeğinizi? Tabi şurada şöyle bir sorun oluyor. Normalde size kazancı, getiriyi sağlayan kaynakı da tamamen ortadan kalkıyor. Bu kısmı düşünmediğimizde tamamen işin farklı boyutlarına dahil olmak var ki hiç uzatmadan konuyu bağlamak istiyorum. Şimdi uzaylıların tüm insanları kaçırıp sizi unuttuğu dünyada arabanızın, hatta en lüks arabanızın olması bir şey ifade eder mi? Cem Yılmaz’ın deyimiyle ”birilerinin ona şahitlik etmesi lazım, yoksa ayağını yerden kessin diye Cabrio araba alınır mı?” Elbette alınmaz işin tamamen şov kısmındayız.

Örneğin yaptığımız eylemlerin sözlerin ve dahi uğraşların yegane sebebi birilerini buna şahit ettirme çabasıdır. Birileri görsün, tebrik etsin, kutlasın ve gıpta etsin.  Yoksa açıkçası gösterisi olmayan bir şeyi yapmaya pe yanaşmıyoruz. Mesela dilenciye bile para verirken en azından dilenciye para verdiğinizi gören birileri, valeye bahşiş verirken yine aynı şekilde birileri görsün istiyoruz. Tuhaf bir duygu elbette. Başkalarına göre yaşama. Hani bir elin verdiğini öbür el görmesin atasözümüz var ya işte o tamamen şu demek: Başkalarına gösterişte bulunma, caka satma.

İlginizi Çekebilir:  Muhafazakarlığın Doğuşu

Mesela içlerimizden bazıları değil tabi çoğumuz, hatta çok çok az bir kısım dışarıda kalacak şekilde hepimiz ”miş gibi yaşamak” deyimini dolduran bireyleriz. Zengin değiliz ama zenginmiş gibi yaşamaya bayılıyoruz. Çok yüksek maaşlar almıyoruz ama çok yüksek maaşlar, harçlıklar, burslar alıyormuş gibi davranıyoruz. Biraz değil epey ikiyüzlülük doğrusu. Ve hatta bazılarımız ibadetlerini; namaz, oruç, hac gibi sırf başkaları görsün diye yapıyor. Bu tartışmasız ve net bir şirktir: Dinden çıkarır.

Abartmakta abes görmüyorum, kimileri sırf gösteri olsun diye ölüyor. Ölecek ama öyle bir ölecek ki arkasından tüm dünya konuşabilecek. Konuşmaları kendisinin duymasına gerek yok, yaptığı işe güven onu ölüme sürükleyebiliyor. Yoksa din öğretilerini bir kenara bıraktığımızda fedailer veya akıncılar neden ölmek için can atarlar? Aklı başında bir adam dini öğretiler dışında ölüme koşabilir mi?

İlginizi Çekebilir:  Linç Kültürü Ne Demek?

Mesela başka bir örnek: Futbol. Kaçımız futbolu tüm yönleriyle sahipleniyorum diyebilir? Türkiye’de nüfusun yüzde kaçı futbolla ”gerçek anlamda” ilgili? Şöyle bir örnek vermek gerekir Yunan ve Sırp taraftarlar oldukça ateşlidir ve bu ülke takımlarının taraftarları şov kısmını futboldan daha çok önemserler. Kuzey Afrika ve Güney Amerika tribünlerini genellemeye katmazsak ülkemizin de bu konuda epey ileride olduğunu söyleyebiliriz. Futbolu sevmiyoruz: Holiganlığı, transfer ve futbolcu magazin günlüğünü, karşı takıma ve tarfatarlarına sövmeyi seviyoruz. Yani işin gösteri kısmını.

Başka bir nokta; daha doğrusu en çok üzücü nokta: Kitap gösterişçiliği. Sosyal medyanın ihtiyaçsal alanlara kadar girmesi seviyesinden sonra bu mecrada son zamanlarda inanılmaz oranda kitap teşhirciliği başladı. Kullanıcılar veya daha çok kullanıcı az biraz okuyucu olanlar, neredeyse çok azını okudukları kütüphanelerini, global kahve firmalarının bardaklarının yanında kitaplarını ve birbirinden uyumsuz yerlerde dergilerini çekmeye, çekip sosyal medyaya atmaya bayılıyorlar. Entelektüel bir hava kattığından kaynaklanıyor diye düşündüğüm bu gösterişçilik de yine son zamanların hızlı tüketilen bir trendi.

İlginizi Çekebilir:  Kişilik-Grup İlişkisi

Velhasıl gösterişçilik ve göze sokma her yerde. Bir şeyi almanızın, bir şeye sahip olmanızın ya da size göre zor olan bir şeyi elde etmenizin herhangi bir önemi yok; tek önemli olan şey birilerinin bunu görmesi gerekiyor. Mesela çöp kutusuna 500 metreden elinizdeki çöpü atmanızın hiçbir önemi yok eğer bunu şahitilik eden biri yoksa. Bazen bu gibi küçük çaplı başarılara imza attığımızda sağımıza solumuza şöyle bir bakınırız. Bir ihtimal gören vardır ve hareket boşa gitmemiştir diye. Velhasıl (2x) kamera önemli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir