Klasik Liberalizm

Klasik liberalizm derken bireyi merkeze koyan bir düşünceden söz edebiliriz. Klasik liberalizm mantığı pek çok şeye karşıdır fakat temel birkaç prensibe sıkı sıkıya bağlıdırlar.

Özgürlük en önemli politik değerdir. Klasik liberaliz bir şeyin özgürlüğünü artırıp arttırmayacağını düşünür. Devlet sadece bir insanın başka insana zarar vermesini engellemelidir. Birey tolumdan önemlidir.

Devlet sıklıkla bizi bir şeylere zorlar ve bunun bizim için iyi olduğunu söyler. Klasik liberalizm düşüncesi ise kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğuna tamamiyle bireyin karar vermesi fikrini benimser.

Klasik liberalizm hukukun belli temel ilkelerinin dünyanın heryerindeki tüm devletler için geçerli olması gerektiğini savunurlar. En önemlisi de hukuk devletten kesinlikle üstün olmalıdır. Eşitlik de hukuktan önce gelir. Herkes ırkı, cinsel tercihi, dini ne olursa olsun eşit davranılmayı hak eder.

Sosyal devletten beklenilen diğer hizmetleri ise sivil toplum tamamen kendi başına halledebilir. Burada muhafazakar düşüncedeki insan sınırlı bir varlıktır ve bağımlıdır düşüncesi tamamiyle reddedilir.

Düzen için bir kuruma gerek yoktur. Klasik liberalizm düzenin kendi kendine sağlanabileceğini savunur. Bu noktada dil örneği sıklıkla verilir. Türkçe’yi kimse icat etmemiştir. İnsanlar kendi aralarında iletişim kurabilmek için bu dili oluşturmuştur.
Unutmadan geçersek konu çok eksik kalmış olacaktır. Bahsetmeye çalıştığım şey serbest piyasa. Devlet bu konuda sadece hakemlik yapmalıdır. İnsanlar alışverişlerini ve projelerini özgürlükle yapmalıdırlar.

Devletin yapması gereken şey çok azdır. Sadece bizim özgürlüğümüzü ve mülklerimizi korumak olmalıdır. Tamamiyle sınırlı bir devlet olmalıdır.

Teknolojik Deli

Montaigne'e çıraklık yapıyordum, kovuldum. Biraz okuduktan sonra neden kovulduğumu anlayacaksınız.