Medya Emperyalizmi Nedir?

Medya emperyalizmi nedir ve ne anlama geliyor? Daha önceki yazılarımızda çeşitli siyasi kavram ve terimlerden söz etmiştik. Bu yazımızda kısaca medya emperyalizmi kavramından söz edeceğiz.

Medya Emperyalizmi

  • Gelişmekte olan ülkelere karşı yapılan tek yönlü ve sistematik bilgi akışları ya da medya sistemine ”medya emperyalizmi” denir.
  • Batı kültür ve değerlerinin gelişmekte olan ülkelere empoze edilmesidir.
  • Hegemonya kavramı ile ilgilidir.

Medya emperyalizmi tıpkı diğer emperyalizm türleri gibi sömürgeciliği ve kontrolü amaçlar. Medya emperyalizmi, gelişmiş ülkelerin gelişmekte ya da gelişmemiş ülkelere karşı uygulamış oldukları asimetrik bir haber akışı yöntemidir. Tek bir kaynaktan çıkan haber ve içeriğin hedef ülke ya da ülkelere yayılması ve haberin kabul görmesi medya emperyalizminin asıl amacıdır.

Günümüzde sosyal medyanın giderek yaygınlaşması ve ana akım medya veya büyük medya kuruluşlarının haberlerinden ziyade amacı sadece insanların merakını gidermek olan insanların artması ile ”medya emperyalizmi” kişiler üzerinden de yürütülmektedir.

Post-Kolonyalizm

Medya emperyalizmi, bir post-kolonyal sorunsal olarak da karşımıza çıkmaktadır. Sömürgeci ülkelerin sömürgeleri olan ülkelerdeki hegemonyasını kaybetmemek ve nüfuzunu korumak amacıyla söz konusu ülkenin gündemini elinde tutmak istemektedir. Bu da medyanın kontrolü ile mümkün olmaktadır. Medyanın dördüncü kuvvet olduğunu ve halk üzerindeki etkisini düşündüğümüzde medya bir propaganda aracına dönüşebilir.

Nicolas Cage ve Dustin Hoffmann’ın baş rolde oynadığı 1997 yapımı Wag the Dog isimli filmde de benzer bir tema işlenmekte ve medyanın halk üzerindeki önemi vurgulanmaktadır.

Medya emperyalizmi küresel çaptaki haber kanalları veya medya kuruluşları üzerinden yapılabildiği gibi kişiler üzerinden de yapılabilir. Bu, kişilerin bir propaganda aracına dönüşmesi ile mümkün olacaktır. Bir amaca hizmet eden haberlerin halkta infial yaratması medya emperyalizminin hedefidir. Örneğin 28 Şubat bir medya darbesidir.

Gramsci ve Hegemonya

Antonio Gramsci hegemonya kavramını egemen sınıfın iktidarının nasıl sürdüğünü açıklamak için kullanır. ‘Devlet, egemenliğini halk üzerinde devam ettirmeli ancak bunu halka hissettirmemeli’ görüşünde olan İtalyan marksist Gramsci, bunu gerçekleştirmek için devletin hassas olması gerektiğini ifade eder.

Gramsci’nin bu sözleri söylediği yıllarda medya, sanayi toplumunda yeni yeni yer edinmeye başlamış ve geniş kitlelere ulaşmaya başlamıştı. Günümüzde meydanın ulaştığı sınırları düşündüğümüzde devletlerin kontrolü altında olmamasını düşünmek tamamen iyimserliktir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir