Kusura Bakmayın Bayım Ama

Kusura bakmayın bayım ama
Siz biraz fazla yabancıydınız bize
Sanki biraz uzaktınız şiirlerimize
Güzel yazmıştınız oysa
Okuması çok hoştu son romanınızı
Ne eksikti bilemiyorum ama
Galiba biraz biz yoktuk içinde
Biz derken, biz işte, bildiğiniz biz
Siz sanki bilemediğimiz bizleri işlemişsiniz.
Örneğin Anadolu insanı yoktu şiirlerinizde
Yüzleri coğrafya olan nineler de
Elleri nasırlı dedeler hele
Hiç yoktu içlerinde
Sanat bir yere kadardı bayım
Sanata sözümüz yoktu elbet
Fakat sanat diye
Özü unutmak niye?
Anlamadığınızı varsaydım günlerce
Oysa güzel yazmıştınız son romanınızı
İçinde Amerikalı John olmasa
Ve New York sokakları da
Nerede bizim Aliler, Osmanlar ya da Mehmetler
Siz hepten unutmuşsunuz bayım
İnsan yurdunu unutur mu hepten?
Hepten silinilir mi yurt dediğin?
Oysa çok güzel yaşmıştınız son romanınızı
Aşkla bezenmiş ihtiraslar olmasa
Ve David Amca da
Kimdi bunlar sahiden
Dostlarınız felan mı?
Yoksa bizimkiler mi?
Gecelerce düşündüm
David’i bizim Mehmet yaptım
Green Street’i Gül Sokak
Ve New York’u Kırşehir yaptım
Yetmedi Erzurum, Adana yaptım.
Ne eksikti bilemiyorum ama
Siz bizden uzaklaşmışsınız bayım
Öyle değildiniz önceden
Edebiyat toprak meselesi idi ta evvelden
Yöresel olmayan evrensel de olamaz derlerdi
Siz hepten evrensel olmuşsunuz bayım
Pizzacılar almış bizim kebapçıları
Kokoreççi Cemil Abi değil
Hotdog’cu Charles vardı romanlarınızda
Oysa çok güzel yazmıştınız son romanınızı
Kusura bakmayın bayım ama
Siz biraz fazla yabancıydınız bize
Sanki biraz uzaktınız şiirlerimize