Leda ve Zeus (Zeus’un Çapkınlığı)

Olympos’un ulu tanrısı Zeus bir gece Taygetos dağının yüksek tepesinde idi. Gece zifiri karanlık ve yüksek dağın sessizliğini hiçbir şey bozmuyordu. Zeus neden Tanrı dağı olan Olympos’u terk etti neden yeryüzüne inmişti. Elbette ki bunun için çok geçerli bir sebebi olacaktı. Zeus bu sefer beğendiği kızı elde etmek için bir boğa veya tabiat üstü bir yağmurun attın damlaları olarak Olympos dağından yer yüzüne inmemişti. Zeus bu sefer yer yüzüne sevdiği kızın karşısına yakışıklı bir kuğu olarak çıkmıştı. Zeus Olympos dağının terk edip yeryüzüne indiği sıralarda sevdiği kız olan Leda güzeller güzeli Aetolia kralının kızı Leda sessiz bir derinlikte uykusunda idi. Yakışıklı kuğu kılığına giren Zeus muhteşem kanatlarını çırparak etrafına güzel kokular yaymaya başladı.

Leda yatağından birden bire bu güzel koku için uyandı ve yanında parlak renkli bir kuğu kuşu gördü. Muhteşem beyazlılar tüyleri olan bu kuğu uzun boynu ile Leda’nın yüzünü koşuyordu. Kuğu kuşu bir anda dile geldi ve güzelleri güzeli bakire Leda’ya sakin hiç bir şeyden korkma dedi. Tabi her ne kadar korkma dese de gecenin bir vakti uykusundan güzel kokular eşliğinde uyanıp yatağının yanında bembeyaz bir kuğu görmüş hele ki o kuğu dile gelip konuşuyor ise ister istemez her ölümlü gibi Leda da korkmuştur. Zeus yani kuğu konuşmaya devam etmiştir.


Kastor ve
Pollüks 


Ben aydınlık tanrısıyım, istiyorum ki sen birbirinin eşi olan iki meşhur çocuğun annesi ol onlar ay ve güneş gibi birbirlerini takip ederek yaşayacaklar, birisinin adı Kastor diğerinin adı Pollüks olacak ve onlar ölüm acısını hafifleterek insanlara iyilik yapacaklar, ızdırab içinde acı çeken gemicilerin yardımına koşan tanrılar olacaklar. Gerçekten azgın fırtınalar denizin üstüne saldırdıkları zaman gemiciler şaşırmış halde gemilerinin başında onlara yalvaracaklar ve yardım istedikleri zaman süratle kanatları ile gökleri yararak senin iki oğlun bulutların içinde görünecekler, zincirlerden boşanmış azgın rüzgarların soluklarını kesecekler, dalgaların gürültülerini azaltacaklar gemiyi ve gemicileri sağ salim limana getireceklerdir.

” Kainatın sahibi ve buyrukcusu işte bunları söylemiştir.
9 ay sonra Leda ormanların içinde esrarengiz bir şekilde yumurta yumurtladı. Onlardan tamamı ile birbirine benzeyen iki çocuk çıktı o çocuklar yumurtadan çıkar çıkmaz parlak bir yıldızın çocukların başından aşağı nur döktüklerine şahit oldu Leda. Sonra bu iki çocuk aynı ata binerek aynı mızraklar ellerinde, atlarını dörtnala sürerek uzaklaştılar.

subutay

Merhabalar. Mimar Sinan Üniversitesi Klasik Arkeoloji 1. sınıf öğrencisiyim. Marmara Üniversitesi Coğrafya Öğretmenliğini bitirdim. Mitoloji hakkındaki bilgilerim Mimar Sinan'daki kıymetli hocalarım ve kitaplar sayesindedir. Bu bilgilerimi sizler ile paylaşmaktan oldukça mutluluk duyuyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir