Methiyeler Dizilesi Dondurma

Geçici dünya lezzetlerinden benim için en vazgeçilmezi belki de dondurma…  Tarihinin M.Ö 4.yüzyıla kadar uzandığı söylenir bu muhteşem yiyeceğin. Müsaadenizle konuyla alakalı küçük bir hikaye anlatmak istiyorum.
Kalbine giden yol midesine uğramadan katiyen geçmeyen Romalı abimiz İmparator Neron, Gladyatör dövüşlerini seyreylerken bir şeyler atıştırmayı pek severmiş. Güzel atıştırmalıklar sunan çeşnicibaşlarını da ödüllendirirmiş oracıkta. Bir gün hamarat bir çeşnicibaşı, güvendiği dağlara karlar yağınca mecburen karları doldurmuş bir tasa. Üzerine de bal gezeletip, meyve parçacıklarından kırık kalp yapmış acısını sunumuna yansıtırcasına. Kırık kalbine rağmen aniden gelen İmparatora hazırlıksız yakalanmamış çeşnicibaşı. Karları top haline getirip, balı ve meyveleri üzerine öyle koyduğu söylense de ben bunu söyleyerek hayal gücünüzü kısıtlamak istemem. Belli mi olur bizim çeşnicibaşı belki karları, kanayan gül şeklinde birleştirecek yeteneğe sahiptir. En nihayetinde İmparator Neron bu yeni tatlının “olaayy” olduğunu söylemiş ve yetkili abileri karlı dağlara salmış, kar toplasınlar diye.

Dondurma benim için methiyeler dizilesi bir yiyecektir. Kahramanımız, yaz aylarında çıtır kornet külahının üzerine aldığı peçeteden peleriniyle belirir. Sıcaktan beynimizin erimesiyle hunharca “esmiyor” geyiklerini döndürdüğümüz o günler gelip çattığında yanımızda bulacağımız sadık bir dosttur. Mutsuz olduğumuzda  kötü hislerimizi donduran bir etsiki vardır sanki.  Nitekim güzel yapılmış kavunlu bir dondurma kadar insanı neşelendiren şey pek az bulunur. Kavunlu sevmiyorsanız, duvar boyası kartelalarını aratmayan çeşitliliğe sahip diğer seçenekler de sizin için dolaplarda bekliyor. Öyle ki son zamanlarda pastanelerde mavi renkli bir dondurma seçeneği bile görür olduk. Bir top sade-bir top kakao geleneğine sadık toplumumuz bu mavi dondurma karşısında biraz afalladı ve insanımızın çoğu bu dondurmanın gıda boyalı olduğunu düşünüyor. Adının ne olduğunu sorduğumuzda koca koca pastaneci amcalardan “Şirinler” cevabını işitiyoruz. “Ne yani şirinlerden mi yapılıyor ehuehu” diye küçük latifeler yapıyor kimimiz. Şayet öyleyse söyleyin… Bilelim ki almayalım. Hiç olmazsa Şirin Baba’nın yaşına hürmeten yapmayalım bunu. Geçen günlerde bir pastanede sorduğumuzda bunun, “İtalyan karameli” olduğunu söylediler son derece profesyonel tavırlarla. Şayet böyle bir durumla karşılaşırsanız, bozuntuya vermemek adına “Hımm o muydu yaa… Bir İtalyan esintisi sezmiştim bu işte hehheh…” gibi ifadelerle durumu kotarabilirsiniz.

Bir de konuyla alakalı olarak “Dövme Maraş Dondurmacıları” adlı bir yapılanma vardır ki bu şakacı insanlar bizi parmaklarında oynatmayı pek severler. Kocaman, bıyıklı amcalar ellerine uzun, demirden bir çubuk alıp kıvrak figürlerle bizi adeta maymuna çevirirler. Bu süreçte bunun bir numara olduğunu anlayamayan ufaklıklar zor anlar yaşar. Ağlayanlara bile şahit olunmuştur. Şahsen beni hep kandıran bir dondurmacı abi vardı ve dondurma yere düştü dediğinde, çok içerlerdim. Şüphesiz çocuklar için dondurmanın yere düşmesi oldukça iç burkan ve biraz da çene titreten bir olaydır. Ne dersiniz bizi bakkallardan aldığımız hazır, paketli dondurmalara yönelten sebep bu olabilir mi? Ne alaka dediğinizi duyar gibi oluyorum. Evet, bizi hazır dondurmalara yönelten oldukça çeşitli ve yaygın olması, aynı zamanda ucuz alternatiflerinin bulunmasıydı. Ucuz alternatif demişken aklınızda bir “Meybuz” tasviri belirdiğini hissediyorum. Sadece 10 kuruşa serinlik…Yine de Meybuz sevmeyen anormal çocuklar da mevcuttur. (Kendimden biliyorum.) Onlar için de malum dondurma markalarının düşük bütçeli ürünleri, “Beyazlarda bedava çok çıkıyor.” mottosuyla bakkallarda yerlerini alır. Hep denedik, hep yenildik belki ama umut etmeyi öğrendik be bu bedava dondurmalarla… Ne var ki damak tadımız biraz gelişince hazır dondurmalar, dondurulmuş krem şanti yiyormuşuz gibi bir his uyandırmaya başladı. Doğrusu hakiki kesme-dövme dondurmaların yanında bunlar ancak bir gönül geçirmedir. Yine de hayatlarımıza o kadar işledi ki bu hazır dondurmalar, Yalın’ın şarkısını yaptığı reklamlar yayınlanmadan yazın geldiğini anlayamıyoruz. 🙂

 

 

 

 

illegalHafiz

bir takım tanıklıklar