Evde Muhabbet Kuşu Beslemek

Eğer evde muhabbet kuş beslemeyi seviyorsanız bu yazım size!

Ya da kuş beslemeyi seven bir aile bireyiniz varsa, ve siz sevmiyorsanız bu durum sizin için daha çekilmez hala gelecektir.

Biz olumsuz düşünüp sevdiğinizi farz ederek devam edelim. Olumsuz dememin sebebini birazdan anlayacaksınız.

Konuya girelim eğer titiz biriyseniz bu besleme süreci sizin için bir çileden başka bir şey olmayacaktır. Ne kadar kafesi bir tülle kaplasanız da istediğiniz sonucu alamayarak kafesin kenarlarında kuş size küçük izlerini çoktan bırakmış olacaktır. Ve siz biraz daha cüretkar davranıp onu evde serbest bırakırsanız doğasının gereği elbette televizyon arkasında,masanın en kuytu köşesinde kendinden bir iz bırakmaya devam edecektir. Sevdiğiniz taktirde titiz dahi olsanız bu saydıklarım size yük vermeyecektir. Mütemadiyen yemini, suyunu ve altlığını değiştirdiğinizde, kuşun çıkarttığı sesler size mutluluk verecek kendinizi bir apartman dairesinden başka yerlere sığdırabileceksiniz. Eğer sevmiyorsanız bu işe sakın kalkışmayın. Çünkü kuşun çıkardığı sesler doğrultusunda, siz ailenizin gaddar bakışları altında o kuşu çoktan yerinden kaldırıp başka odaya götürmüş olacaksınız. Şehrin gürültüsü bir kuş sesini bile kaldıramayacak hale getirecektir sizi.

İlginizi Çekebilir:  Yaralara Tuz Bas

Ama işin sevip-sevmeme kısmını geçip realist düşünecek olursak; Fıtratı bir kafese sığmayan kendinden farklı yaratıkların içinde masumca çırpınan bir hayvan bir kafesin içinde nasıl mutlu olabilir?

Bazen balkona çıkarıldığında hatta televizyondan  diğer kuşların sesini duyup yerinde duramayan bir nevi onlara ulaşmak isteyen bir varlık sizin yanınızda ne denli huzurludur?

İlginizi Çekebilir:  Neden Her Şey Üst Üste Gelir?

Olumsuz düşünüp sevdiğinizi farz etmiştik başta. Yani demem o ki sevdiğimiz varlıklara acı çektirmek yerine onları sevmekten vazgeçmek daha olumlu bir düşüncedir.

Onu aldıktan sonra tabi ki balkondan kafesini açıp onu azat edemezsiniz. Ne kadar istese de bu o kuş için ölümden başka bir şey getirmeyecektir. Ama en mantıklısı bana sorarsanız (ki kuşlar da aynısını düşünüyor) onları kendi memleketlerinden sırf ticaret uğruna pazarlayan, para uğruna mutluluklarını elinden alanların inadına onları kendi memleketlerine götürelim, hiç fena olmaz.

İlginizi Çekebilir:  Neden Bilim Adamı Değil Bilim İnsanı?

Hem gitmişken Avustralya’yı da görmüş oluruz. 🙂

Ne kadar çok evcil zannedilip aslında evde bakılması söylense de, doğal ortamında doğup orada büyüyen bir muhabbet kuşunun bittabi oraya alışması bir apartman dairesine alışmasından dada kolay olacaktır.

Hatta ben biraz daha ileri gidip vicdanları bir nebze  rahatlatmak adına, 🙂 arama motoruna ”evde kuş beslemek vaiz mi?” diye yazarak da araştırmayı ihmal etmedim. Sonuç beni evdeki kuştan kurtulabilmek için çareler aramaya hatta Avustarlya’ya bir bilet almaya teşvik etti diyebilirim. 🙂

Her neyse, herkes özgür olsun.

işte özgürlük

 

 

 

One thought on “Evde Muhabbet Kuşu Beslemek

  • Eylül 15, 2018 tarihinde, saat 11:21 am
    Permalink

    Bence çok kötü bir yorum olmuş. Neden mi? Ben neredeyse çocukluğumdan beri muhabbet kuşu bakıyorum. Şu an baktığım kuşumu 6 sene önce daha yeni yavruyken almıştık. Yanında da pet shopcu bana ücretsiz bacağı olmayan bir kuş vermişti. Ayağı olmayan kuşumun adı Pırıl, diğerininki Fıstıktı. Fıstık o zamanlar ayağı olmayan kuşumun ağzına yem verir, ona kaşır tüm ağzındaki suyu kusarak onun ağzına verirdi. Bu yardım edişi görünce hayvanları daha daha çok seviyorsunuz. Yorumunda katılmadığım şey şu, ben muhabbet kuşumu küçücükken alınca artık bana öyle çok alıştı ki bizim evdeki tüm camlar pencereler açıktır mesela ama asla kaçmıyor. Olay kendine alıştırabilmekte. İlla kaçıyorlar diye bir şey yok, araştırılmadan yazılmış bir yazı. Kuşumu komşumdaki kuşlara götürdüm ama omzumdan inmek istemedi, alıştı bana. Bazen dertlerim sorunlarım olduğunda bile omzumda durur benimle tıpkı bir köpek gibi anlayışlı duruyor. Cicikuşşş diye evimin bir köşesinden bağırdığımda o da benim adımı söyler. Bunu duymak çok hoş. Evet eve küçük kakasını yapıyor ama yeri geldiğinde gülüyorsunuz sadece alışıyorsunuz tırnaklarınızın arasında köşeden falan çıkıyor. Ama o kakaya bile çok alışıyosun. Kendine alıştırabilirsen, Avustralyadaki evinden çok daha güzel, kargalar yok en azından hayvan stresten uzak yaşıyor bir kere. Rahat ve huzurlu. Ve şimdi evindeki hayvanı oraya götürsen emin ol doğal ortama ayak uyduramaz.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ko cuce