Nasipse El Getirir, Yel Getirir, Sel Getirir; Nasip Değilse El Götürür, Yel Götürür, Sel Götürür

Günümüz Türkçesinde “nasipse el getirir, yel getirir, sel getirir; nasip değilse el götürür, yel götürür, sel götürür” şeklinde telaffuz edilen söz, Mevlana’nın şu mesnevisinde gerçek anlamına kavuşuyor:

Kısmet etmiş ise Mevla; el getirir, yel getirir, sel getirir.
Kısmet etmez ise Mevla; el götürür, yel götürür, sel götürür.

Mevlana’nın bu sözü, bize çok şeyler anlatıyor. Her şey nasip işi. Nasipse el getirir, yel getirir, sel getirir; nasip değilse el götürür, yel götürür, sel götürür.”

Nasibimizin nasıl ve nereden geleceği hiçbir zaman belli değil. Bu da kader denen mefhumun tüm mistikliği ile bir sır gibi saklandığını açıklıyor bize. Kaderimizi kendimiz belirleyemiyoruz. İnsan, gündelik yaşamda karşısına çıkan şeyleri kendisi seçemiyor. İyi bir arkadaş seçmek, herkesin istediği bir şeydir ama herkes iyi bir arkadaş seçebilir mi?

Nasip meselesi. Eğer nasibimizde varsa bir şey, el getirir, yel getirir, sel getirir; nasip değilse el götürür, yel götürür, sel götürür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir