Önleyici Müdahale Doktrini

Önleyici müdahale kavramının altını doldurmak için 11 Eylül sonrası değişen ve saldırgan bir tutum izleyen Amerika Birleşik Devletleri politikasına bakmak gerekir. Önleyici müdahale kavramının kökeni, şer ekseni ve haydut devletlerdir. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush’un şer ekseni olarak nitelendirdiği Kuzey Kore, İran ve Irak potansiyel güçleri ve dünya barışını tehdit eden tutumları nedeniyle bu ülkeleri haydut devletler olarak ilan etmesi, bir nevi Amerikan üniformalarının Ortadoğu’da kol gezmesinin anahtarıydı.

11 Eylül’den sonra değişen Amerikan politikasındaki en önemli olgu, ABD’nin teröre karşı savaşta kendilerine ilahi bir misyon yükleyerek tehditkar ve tehlike arz eden ülkelerin söz konusu tehditlerini ortadan kaldırmaya yönelik “önleyici müdahale” idi.

Bush yönetimi, Anti-Balistik Füze (ABM) anlaşmasından çekilme kararı almış ve Eylül 2002’de açıkladığı Uluslararası Güvenlik Belgesi ile kendisine yönelik bir tehdidi henüz kurumsallaşmadan ortadan kaldırmayı ön gören ”önleyici müdahale” doktrinini ilan etmişti.

Önleyici müdahale kavramının aslı olan Şer ekseni söylemi, daha çok 1990’lar boyunca ABD rejimine bir tehdit olarak görülen Irak üzerinde kullanılmış ve Bush yönetimi özellikle 11 Eylül saldırıları sonrasında terörün yuvası olarak Irak’a suçlamalarda bulunmuştur. Fiili olarak Amerika’nın işgale zemin hazırlığı, Irak’ın kitle imha silahları barındırdığını iddia etmesi ve bunu BM Güvenlik Konseyi’ne sunarak dünya kamuoyunda destek görmeyi ummasıyla başlamıştır. BM Güvenlik Konseyi bu müdahalede bulunma talebini reddetmiş ve bunun üzerine Bush yönetimi, 20 Mart 2003’te ”gönüllüler koalisyonu” adı verilen bir operasyonla, aralarında birkaç ülkenin de bulunduğu müttefikleriyle Irak’ı işgal etmiştir

Önleyici müdahale doktrini ABD’nin Ortadoğu’ya açılmasını kolaylaştırmak için kullanılan bir paravandı. Söz konusu doktrin, Amerika Birleşik Devletleri’ni tehdit etmesi muhtemel terör örgütlerinin dallanıp budaklanmadan bitirilmesini öngörüyordu.