Osmanlı Devleti Sömürgeci ve Emperyalist Bir Devlet midir?

Osmanlı Devleti neden yıkıldı sorusuna alternatif bir cevap geliştirmek, konunun anlaşılması için çok daha anlaşılır olacaktır. Osmanlı Devleti neden yıkıldı? 600 küsürlük tarihi boyuna dünyada üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti’nin tıkılma nedenlerini bir önceki yazımızda detaylı bir şekilde anlattık, konuyu çok yakından irdeledik fakat Osmanlı Devleti’nin neden yıkıldığı sorusuna alternatif olarak farklı bir cevap olan bu yazıyı diğer yazımızdan ayrı tutmaya gerek duyduk. Osmanlı Devleti neden yıkıldı? Osmanlı Devleti sömürgeci bir devlet miydi? Osmanlı Devleti’ne emperyalist bir devlet diyebilir miyiz?

Öncelikle sömürge tanımına bakalım. Sömürge nedir? Neye denir?

“bir devletin, kendi ülkesinin sınırları dışında, üzerinde egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkar sağladığı, her yönden sömürdüğü ülke.”

Öncelikle Osmanlı Devleti’nin tüm sınırlarını ele aldığımız zaman Osmanlı Devleti buraları bir sömürge ülkesi olarak görmemiş, onlara vergilerini ödediği müddetçe karışmamış hatta koruyup kollamıştır. Bu örneği Rusların sık sık Lehistan’a saldırması örneği ile pekiştirebiliriz. Osmanlı hiçbir zaman sömürge Devleti olmadığı gibi hakimiyeti altında olan devletlere de hiçbir şekilde fayda sağlayacak bir unsur olarak görmemiştir.

Hatta Osmanlı Devleti, bünyesindeki devletlerden yarardan çok zarar görmüştür. Bir İngiltere zararı dokunduğu halde Hindistan’ı sömürgeleştirebilir miydi?

Konuya şu açıdan, Osmanlı Devleti’nin neden yıkıldığından devam edelim.

Tarihte Osmanlı Devleti kadar sistematik bir şekilde sürekli ivme kazanarak yıkılan başka bir devlet daha yoktur. Devletlerin tarihlerine baktığımızda düşerken dahi parlak dönemleri olmuştur. Fakat Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemi’nden itibaren sürekli gücünü kaybettiğini görüyoruz. Bunun nedeni ise alternatif anlamda sömürgeci bir devlet olmamasıydı.

Osmanlı Devleti’nin 600 küsürlük tarihini göz önünde bulundurduğumuzda devletin hiçbir döneminde sömürgeci bir politika izlemediğini görmekteyiz. Zira Osmanlı Devleti, dağılma ve parçalanma döneminde dahi kendisine bağlı ulusları bir arada tutmak isteyen bir politika benimsemiştir.

Özellikle 19. yüzyılın ortalarından itibaren yayılmaya başlayan fikir akımlarını ele aldığımızda bu gerçeği çok daha net görmekteyiz. Özellikle ümmetçilik ve islamcılık, Türkçülük ve Adem-i Merkeziyetçilik fikir akımları Osmanlı Devleti’nin kendisinden ayrılmak isteyen Devletleri bir arada tutmak istemesinden kaynaklanır.

Tarihte böyle bir çaba içine girmiş herhangi bir devlet daha yoktur. Hindistan ve Uzakdoğu Asya’yı sömüren İngiltere; Brezilya’yı ve Güney Amerika’yı sömüren İspanya ve Portekiz İmparatorlukları; Afrika’yı sömüren Fransa ve Belçika gibi tarih sahnesinin başat Devletleri, kendisinden ayrılmak isteyen uluslara karşı kontra savaşlarla tepki göstermiştir. Örneğin Hindistan’ın bağımsızlık savaşı ve Güney Amerika yerlilerinin kıtanın hırsızları olan İspanya ve Portekiz İmparatorluklarına karşı verdiği mücadeleler bunlardan sadece birkaçı.

Öte yandan Osmanlı Devleti, kendisine bağlı Devletleri sömürmek yerine onları yıllıklı ya da yıllıksız (salyeneli veya salyanesiz) olarak ayırır, vergileri de ona göre alırdı. Örneğin Osmanlı Devleti, 1517 Ridaniye Savaşı ile aldığı Hicaz-Yemen bölgesinden kutsal topraklar olduğu gerekçesiyle vergi almamıştır. Arapların isyanına kadar olan süreç içerisinde Osmanlı Devleti’nin bu bölgeden vergi aldığı görülmemiştir.

Aynı zamanda Osmanlı’nın dindaş olmadığı Balkan topraklarındaki politikalarına bakmak gerekir. Çimpe Kalesinin Orhan Bey zamanında alınması ile Arnavutluk’un bağımsızlığını ilan etmesi arasında geçen süre içerisinde Osmanlı Devleti’nin bu topraklarda herhangi bir sömürge faaliyeti olmamıştır.

Kısaca toparlamak gerekirse Osmanlı Devleti hiçbir tanıma uymayacak bir şekilde sömürgeci bir devlet olmamıştır. Devletin hiçbir döneminde de böyle bir amacı olmadığı gibi devlet her döneminde kendisine bağlı Devletleri koruma içgüdüsü altında hareket etmiştir. Yukarıda da değindiğimiz gibi Osmanlı Devleti, himayesi altında bulunan devletlerden yarardan çok zarar görmüş bir devlettir. Bu kadar hızlı bir şekilde düşüşe geçmesinin temel nedeni de esasen budur.

Emperyalist bir devlet olup olmadığını anlamak için İspanya ve Portekiz İmparatorluklarına, İngiltere ve Fransa’ya veya 1870 ve 1871’de siyasi birliğini tamamlayan İtalya ve Almanya’ya, Belçika’ya ya da Meiji Restorasyonu ile atağa kalkan Japonya’ya bakmakta fayda var.

Osmanlı Devleti, tarihinin hiçbir evresinde, hiçbir devlet adamı ya da padilahı Dönemi’nde, sömürgeci ve emperyalist bir istek doğrultusunda hareket etmemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir