Sancı: Muhammet Musaddık ve 1953 Devrimi Öncesi İran

Muhammet Musaddık, İranlı devlet adamı ve başbakan. Görevi sırasında İran’daki İngiliz petrol tesislerini millileştirmiş ve reformlarla İran’ı daha demokratik bir ülke haline getirmeye çabalamış, bu çabaları ABD ve İngiltere’nin çıkarlarını zedelediği için yapılan sistematik bir darbeyle görevinden alınarak ev hapsine mahkum edilmiş ve daha sonra ise evinde, göz hapsindeyken 54 yaşında hayatını kaybetmiştir.

 

1882’de Tahran’da bir devlet görevlisinin oğlu olarak dünyaya gelen Muhammet Musaddık, 1914’te Lozan Üniversitesi’nde hukuk doktorasını tamamlamış olarak İran’a döndü. Ülkesinde çeşitli yüksek makamlarda görev yapan Musaddık aynı zamanda Maliye Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerinde bulundu.

 

1925 yılında Rıza Han’ın kendisini şah ilan etmesi üzerine, şahı eleştiren yazılar kaleme aldı ve bu hareketin aleyhine çeşitli meclislerde konuşmalar yaptı. Rıza Han’ın direktifleriyle Musaddık, bütün görevlerinden uzaklaştırıldı. Yurt dışına çıkmak zorunda kaldı.

 

1941 yılında Rıza Şah, oğlu Muhammet Rıza Pehlevi lehine tahtından feragat edince tekrar İran’a döndü ve meclise girdi.

 

Muhammet Rıza Pehlevi yönetimi, Rıza Şah yönetimine nazaran daha az despot ve yumuşaktı. Basındaki karartma kalkmış, siyasi partilerin kurulmasının önü tekrar açılmıştı. Bu ortam ülkede komünist, milliyetçi ve ulema gibi farklı ideolojik yapıların güçlenmesini sağladı.

 

Bu şartlar altında gerçekleşen 1947 seçimleri sonucunda çok farklı bir meclis ortaya çıkmıştı. Her görüşten İranlı neredeyse mecliste temsil edilebiliyordu. Siyasi çeşitlilik bazı devletleri rahatsız etmişti çünkü önceki yönetimde Rıza Han’ın görüşlerine yakın ya da çok farklı olmayan görüşler mevcuttu. İngilizler bu ortamdan gayet memnunlardı.

 

Bu dönemlerde ülkenin en önemli tartışma konusu İran petrollerinden alınan payın çok az ve yetersiz olmasıydı. 1948’de İngiltere ile görüşmelere başlanıldı ama görüşmelerden bir sonuç çıkmıyor, İngiltere’nin işi sürekli yokuşa sürmesiyle müzakereler tıkanıyordu.

 

Bu arada Ruslar da görüşmelere giden heyeti petrollerin millileştirmesi yönünde sıkıştırıyordu. Komünist Tudeh partisi ise ülkede müzakerelerin propagandasını yapmak görevini üstlenmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir