Kuzey Afrika’da Bir Şii Devlet: Fatımiler

12 imamın 6. İmamı olan Cafer-i Sadık’ın vefatından sonra (765) ihtilaflar meydana geldi. Şiilerin büyük bir kısmı Cafer’in küçük oğlu Musa el- Kazım’ı kendilerine imam olarak kabul etti fakat bazıları Musa el- Kazım’ı kendilerine yakın görmemelerinden dolayı Cafer’in büyük oğlu İsmail’i kendilerine imam olarak kabul ettiler.

Daha sonra İsmail’in torunlarından olan Ubeydullah birtakım faaliyetlerde bulunmak için Mısır’a yerleşti fakat faaliyetlerinin bir tehdit oluşturacağını düşünen Abbasilerden dolayı Tunus’a kaçmak zorunda kaldı. Yanındaki adamlarıyla burada yapılanmaya giderek güçlenen Ubeydullah 909 yılında Ağlebiler Devleti’ni yıktı ve kendilerinin Hz. Muhammet’in kızı ve Hz. Ali’nin karısı olan Fatıma’nın soyundan geldiklerini iddia ettiler. Fatımi Devleti, Bağdat’ta bulunan Abbasi halifesini tanımayarak kendileri adına hutbe okutup para bastırınca resmen kurulmuş oldu.

Temel hedefleri Mısır’a egemen olmaktı ve uzun süren irili ufaklı çatışmalar ve döndürdükleri entrikalar neticesinde bir Türk devleti olan Ihşidiler’i 969 yılında yıkarak Mısır’a egemen oldular. Fetihlerine ara vermeyen Fatımiler Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen ve Kuzey Afrika topraklarının tamamını fethederek devlet sınırlarını oldukça genişlettiler. Fatımi ordusunun büyük bir kısmı Habeşlerden ve Berberilerden oluşurken orduda Türk askerler de bulunmaktaydı.

Fatımiler’in Ulaşabildiği En Geniş Sınırlar

Haçlıların 1099 yılında Kudüs’ü ele geçirip Kudüs Krallığı’nı kurması nedeniyle Fatımiler Haçlılarla uzun yıllar süren çarpışmalara giriştiler. Bu süreç içerisinde orduda yıpranmalar ve yılmalar meydana geldi. Kudüs kralı I. Amaury Mısır’a asker çıkarması üzerine Fatımi veziri Şaver o sıralar Şam’da ikamet eden Nurettin Zengi’den yardım talebinde bulundu. Zengi bu yardım talebine olumlu yanıt verdi ve Şirkuh’u (Selahaddin Eyyubi’nin amcası) ve Selahaddin Eyyubi’yi Mısır’a gönderdi.

Zaten kaos ve kargaşanın hakim olduğu Mısır’da askeri olarak güçlü konumda bulunan Şirkuh denetimi ele geçirdi. Şirkuh kısa bir süre sonra ölünce Selahaddin ordu komutanı oldu ve 1171 yılında Fatımi Devleti’ne son vererek kendi devletini kurmuş oldu. Aynı zamanda Selahaddin Eyyubi uzun yıllar süren Şii hegomonyasını kırdı ve Sünni Abbasiler adına hutbe okutmaya başladı.

260 yıla yakın hüküm süren Fatımiler eğitim konusunda oldukça ileri bir anlayışa sahipti. Hüküm sürdükleri yerlerde kendi inançlarını yaymak, Şiiliği genişletmek için okullar ve medreseler inşa ettiler. Kahire’de bulunan El-Ezher Üniversitesi ve Dar’ül Hikme Medresesi Fatımilerin yapmış olduğu en ünlü eğitim kurumları arasındadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir