Sancı: Musaddık’ın Başbakanlığı ve İran-İngiltere Gerilimi

Parlemento seçimlerinden büyük bir başarıyla ayrılan Cephey-i Milliye önderliğindeki Muhammet Musaddık, petrolün millileştirmesine dair ilk ciddi somut adımlar atmaya başlamıştı.

Müzakerelere giden heyeti İran’a dönmesi için çağrıda bulundu. Bu hareket fevri bir hareketti ve İngiltere tarafından beklenmedik bir tepki olmuştu.

 

Muhammet Musaddık, 1952 yılında Time dergisi tarafından yılın adamı seçilmişti.

Muhammet Musaddık, 19 Şubat 1951 tarihinde meclise İran petrollerinin millileştirmesine dair bir önerge verdi. Mecliste milletvekillerinin çoğu bu önergeyi onaylamıştı ve yasa nihai karar merci olan Pehlevi’nin önüne gelmişti.
Şah, meclisten düşünmesi, onay verip kabul etmesi ya da etmemesi ihtimallerini öne sürerek zaman istedi.

Şah Muhammet Musaddık’tan nefret ediyordu. Aynı zamanda Muhammet Musaddık da şahtan nefret ediyordu.

Musaddık’ın geçmişteki başarıları, halkın gözündeki konumu ve daha da önemlisi zamanında babasına olan muhalefeti buna sebep oluyor ve bunu kendisine tehdit olarak görüyordu.

Meclisin Şah’a verdiği süre dolmak üzereydi ve hem mecliste hem halk arasında Şah’ın bu kadar uzun düşünmesi konuşuluyordu. Ülkede Tudeh partisi üyelerinin faaliyetleri ülkede iç huzura engel teşkil etmekteydi. Saflar daha belirgin ve muhalefet daha keskin bir hale gelmişti.

Tam bu sırada 12 Mart 1951’de İran başbakanı Ali Razmaray‘ın fanatik bir İslamcı tarafından öldürülmesi üzerine Şah iki önemli harekette bulundu. İlk olarak süresi dolalı çok olan petrolü millileştirme yasasını 20 Mart 1951’de onaylayıp kabul etti ve bundan bir ay sonra 27 Nisan’da meclisin başbakanlık olarak uygun bulduğu Cephey-i Milliye başkanı Muhammet Musaddık’ın başbakanlığını onayladı.

Şah’ın ülkedeki ve meclisteki komünist, ulema, milliyetçi gibi farklı grupların desteğini almış olan Muhammet Musaddık’ın başbakanlığını onaylamaktan başka seçeneği kalmamıştı.

Muhammet Musaddık göreve geldiğinde 70 yaşındaydı. İran’da sevilen bir kişilikti. Duygusal çoğunlukla heyecanlı bir karaktere sahipti. Başbakan olduktan sonraki ilk meclis konuşması heyecanlı ve ağlamaklı bir sesleydi. Gördüğü bir rüyasını anlattı. Rüyaya göre beyazlar içindeki bir adam ona “Git ve İran’ı prangalarından kurtar” der.

Kendi rüyasını yine kendi yorumlar. Prangalar İran’ın İngilizlere verdiği imtiyazlardı, daha doğrusu petrol anlaşmalarıydı.

Hatırlatmakta fayda vardır, İran petrolleri 1908 yılından itibaren Anglo-İranian Oil Company tarafından çıkartılıyordu ve çıkartılan petrolün çok cüzi bir kısmı (yaklaşık 16 % gibi bir rakam) İran’a veriliyor, geri kalanı ise İngilizlere bırakılıyordu.

İngiltere’nin tüm çabalarına rağmen İran petrolleri millileştirildi. İran’ın daha doğrusu Musaddık’ın bir zaferi olarak sayılabilecek bu gelişme İngiltere ile İran’ı karşı karşıya getirdi.

İran petrolleri İngiltere için son derece önem teşkil ediyordu. Lahey Adalet Divanı‘na taşınan mesele İran lehine sonuçlandı.

İngiltere’nin daha sonra yüzde elli, yüzde elli teklifi de Musaddık tarafından reddedilince iki ülke arasındaki ipler tamamen gerildi. Kasım 1952’de Musaddık’ın İngiliz Büyükelçiliği’ni kapatması İngiltere’nin somut adımlar atması bakımından bardağı taşıran son damla olmuştu.

İngiltere olaylardan kısa bir süre İran pazarından çekildi. Ambargo çağrısında bulunan İngilizler, Basra Körfezi’ne çıkarma yaptı. Yeni pazar arayışında olan Musaddık bu aşamada birçok güçlükle karşılaştı.

Ülke içerisinde ve de yönetim kademelerinde kendisine muhalif olanların sayısı giderek arttı. Ülkede siyasi ve ekonomik buhranlar gün geçtikçe daha da ağrılı ve sancılı bir sürece evriliyordu.
Musaddık petrolü millileştirdikten sonra yeni hedef olarak toprak reformu yapmayı seçmişti. Büyük toprak sahiplerinden ellerindeki toprakların bir bölümünü toprağı olmayan köylüye dağıtarak üretimde devamlılığı ve ekonomik olarak kalkınmayı amaçlıyordu.

Fakat bu isteği ve istekleri doğrultusunda yaptığı hareketler bazı toprak ağalarını rahatsız etti. Özellikle askeri gücü elinde bulunduran Raşidiyan kardeşler ile Fazlullah Zahidi‘nin ortak hareket etmesi Musaddık’ın sonunu getiren olaylardan biriydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir